تخطٍ إلى المحتوى

Differences

الفصل 1 · قراءة 2 دقيقة

Differences

الفصل 1

Bölüm 1 -Gard

Günaydın defne.

Günaydın.

Karşılaştığımız yüzlerce kişi ilk konuşmada hep bunu demez mi? Sizin gününüz aydın mı diye sormadan, nasıl bir karanlığa uyandığınızı bilmeden, fütursuzca sadece "Günaydın." derler ve gerisini düşünmezler.

Duyduğunuzda sizi de nefret ile dolduran kelimeler var mı? Şahsen benim var. Günaydın, Farketmedim, üzgünüm, iyiyim vs. Bunlar günlük duyduğum kelimeler. Nefret ediyorum evet.

Çünkü herkesin günü aydın olamaz.

Çünkü fark etmemek diye birşey yoktur. Umursamazlık vardır.

Çünkü insan sevdiği kişiye üzgün olabileceği şeyler yapmaz.

Çünkü kimse iyiyim diyebilecek kadar iyi olamaz.

Hayat bir satranç tahtasıysa, biz insanlar piyonlar oluruz. Hayatını kendisi belirleyebilecek olan piyonlar. Bu piyonların bazıları adım adım ilerler. Kimisi kendine güçlü duvarları olan bir kale yapar zamanla, kimisi zincirlerini kırıp özgür bir at olur, kimisi zarardan korunmak için güçlü bir fil oluverir. Peki ya Şah kimdir? Bu piyonları yöneten kimdir bilir misiniz?

Aslında Şah yoktur. Herkes aynıdır. E o zaman niye Şah deniyor? Ben söyleyeyim.

Özgüvenli insan Şahtır. Tabiki bu özgüven sıradan özgüven değil, kibre, hasete ve küçümsemeye dayanan özgüven kişiyi Şah yapar. Çünkü o kişi sizden üstün olduğuna inandırmıştır kendini. Ailesi tarafından yüceltilmiştir her zaman. Düşüşü bilmez, onlar için sadece yükseliş vardır.

Bu yüzden şaşırmaz mıyız satrançta kaybettiğimizde? Kazanmak dışında başka ihtimali yoktur kafamızda çünkü. Yani aslında karşı tarafı küçümsemekten doğar satranç.

Fakat arada bir fark var. Satrançta sadece beyaz taşlar yoktur. Satrançta aynı zamanda siyah taşlarda vardır. Beyaz konumundaki insanlar kire alışmamışlardır, çamur ne bilmezler. O bembeyaz hayatlarını karartabilecek türden bir ailesi yada güvenini kıracak türden arkadaşları yoktur onların. Hayatın karanlık yüzünü bilmezler. Onlar için sadece şan şöhret dolu mutlu şatafatlı hayatları vardır.

Bide hayatın karanlık yüzündekiler var tabiki. O karanlıkta doğanlar, bir daha çıkamayacaklarının, bir daha beyaza dönemeyeceklerinin farkındadırlar. Derler ya, doğduğunda herkes bembeyazdır diye.

Bu saçmalığı duydukça sinir olurum ben. Bu beyazlık kime göre neye göre bir beyazlık?

Kontrolcü, baskıcı bir aile beyaz mıdır? Yada umutsuz bir arkadaşlık beyaz mıdır?

Hayır.

Koskocaman bir Hayır.

Ama biliyor musunuz, hayatın satranca benzemeyen tek yanı da bu heralde. Hayatta genelde siyahlar kazanıyor.

Ben defne.

Bakalım hayatın karanlığından çıkıp gerçekten kazanabilecek miyim?

ilkbölüm diye kısa oldu ya-_-

نهاية الفصل

1 تعليق