❤️🥰
Bilgilendirme
Düzenlenecektir
İyi okumalar
Bir odada 4 kişi kalmak inanılmaz sinir bozucuydu, kimin ne olduğu belli değildi, heleki en büyükleri benken bu toplu kalma olayı can sıkıyordu, fakat anladığım kadarıyla sevimli bir gruptu, hepsinin yaş aralığı 19,20 arasında seğiriyordu.
Yatağa yatıp tavanı dikizlemeye başladım, düşünüyordum, annem bana bir anne olabilseydi ne olacağını, sahiden mutlu büyüseydim ne değişmiş olurdu? Şimdi evimdeki sıcak yatağımda yatıyor mu olurdum? yoksa anne babamın yanında sohbet ederek çay mı içiyor olurdum? Veyahut başımı annemin dizine koymuş ondan teselli alıyormu olurdum? Hepsi bilinç altımda yatan yarım kalmışlıklardan ibaretti...
Annem beni sevmemişti işte, sevdirememiştim, hep benim bi hata olduğumu söyleyip dururdu, sürekli bağırırdı, döverdi, istemez miydim anneme sarılmak? anne şefkati almak? Kim istemez ki amına koyayım.
Dürtülmem ile ağladığımı yeni fark etmiştim, yaşlar yanaklarımla beraberinde giydiğim yakalı tişörtüde batırmıştı "yemeğe gelmiyor musun?" Bu benden sonraki en büyüktü, aralarında 1 yaş bile olsa olgun duruyordu diğerlerinden "gelmek zorunlu mu?" Bunu söylerken bile bıkkınca ayağa kalkıyordum, çünkü büyük ihtimalle zorundaydı "Aslında hayır, fakat yeni geldin bölüm şefin kontrol eder seni, alıştığın zaman çerçevesinde gerek yok ama aç kalırsın ben gelmeni tavsiye ediyorum" başımı aşağı yukarı sallayıp peşine takıldım.
Yemek için yemekhaneye geçmiş ve yemekleri almıştık, sandığımın aksine yemekler güzeldi, tabi içinde zehir yoksa!
"Peki sen neden burdasın, gönüllü mü geldin" kız ağzındaki lokmayı yutup konuşmaya başladı "Evet, ailem öldü, burasıda böyle bir teklif verdi, bende kabul ettim, 7 aydır burdayım kötü olduğunu söyleyemem, şimdiden dişli bir dövüşçüyüm, sende alışsan iyi edersin" buna sinirle güldüm "Alışmama gerek yok, gideceğim burdan" yüzündeki gülümseme soldu, sinirlenmiş miydi? "Burdan gidebileceğini mi sanıyorsun? Sorun çıkarırsan ceza alırsın, canını çok yakarlar sakın kaçmaya çalışma" oflayarak yarım kalmış yemeğimi kaldırdım ve masadan kalkarak odaya çıktım, kaçamazsınmış, kaçarım, burada uzun süre kalmak istemiyorum!
Yatağıma yatıp uyuklamaya başlamıştım, fakat unuttuğum bir şey vardı "Kalk hadi, dövüş eğitimi alacaksın" vedatın sesi kulaklarıma dolunca sinirle üstüne atlamak istedim, çok yorulmuştum, herşeyden, dinlenmeme bile izin yoktu.
Ayağa kalkıp peşine takıldım, birazdaha yürüyüp asansöre geldik, binmiştik ve iniyorduk, kaç katlıydı burası? Onu bilmiyordum ama çok olduğunu biliyordum.
Vedatın asansör boyunca bahsettiği sahaya gelmiştik, kocamandı, normal futbol sahasından 5,6 tane katlamış gibiydi, yerler sahte çimen ve plastik parçaları ile doldurulmuştu, "bak şu kısımda ok eğitimleri var" parmağını sağa doğru salladı, ok atanlar, oklar ve hedefleri "şurada boks eğitimi" boks eldivenleri kaskları asılmıştı, hatta tepeye birde boks torbası konmuştu, ve erkekten fazla kız bulunuyordu? "Ve şurası acemi eğitim yeri, yani senin eğitim alacağın kısım"
O tarafa doğru yürümeye başlamıştık, burası boştu? Ne ok ne dart, ne boks torbası vardı, ne yapacaktık burada?
Koca alanda karşıma geçip diklendi "Saldır" anlamadım? Saldır nedir tam olarak? Köpek mi eğitiyordu bu ibine? "Köpek mi eğitiyorsun lan sen? götveren" sinirden kuduruyordum alexin yanı daha az sıkıcıydı, burası hem sinir bozucu hem sıkıcı.
"Bu eğitimleri almak zorundasın, atla işte nasıl dövüşüyorsun göster" çok istiyorsa ona dövüşümü gösterebilirdim, unutmuştu ki ben pavyonda çalışıyordum, gecenin geç saatlerinde dönerken bir sürü kişi bana maydanoz olduğu için kavga tekniklerimi geliştirmiştim!
Bende pozisyon alıp yavaş yavaş üstüne yürüdüm, yakınına geldiğim zaman yapacağı hamleyi biliyordum, yumruğumu savuşturmaya çlışacaktı ve öylede yaptı, fakat ben önce davranıp karnına tekmeyi koydum, önümde iki büklüm olurken kafasını yüzüme doğru kaldırıp bir yumruk geçirdim, önümde yere düşerken ben gururla başucunda gülümsüyordum, amaç bu değil miydi?
"Bu kadar iyi olacağını düşünmediğim için siper almamıştım" sesli bir şekilde güldüm, öyle mi? "Tekrar!"
Tekrar.
Tekrar.
Ve tekrar.
Değişen bir şey yoktu, saçma sapan insanlarla dövüşürken gerçek dövüşü unutmuştu, hatırlatmış oldum.
Ter kan içinde kalırken ziller çalmıştı, vedat aranın olduğunu söyleyip duş alınan kısımları gösterdi, bir duş iyi gelecekti bana.
***
"Naber" yanıma oturan bedenle ağzıma götürdüğüm kaşığı tabağa geri koydum, sanırım ülkenin her yerinde yavşak vardı! Cevap vermek bile istemedim, aptal insanlardan önemli planlarım vardı, burdan kaçmak gibi! "Cevap vermeyecek misin? Burdan kaçmak istediğini duydum, kader birbirini bulur" bu sefer çocuğa dönüp yüzüne baktım, gri gözleri umutla bakıyordu, sanki kaçmasında ona destek olacağıma eminmiş gibi "Bu arada ben meriç" elini uzattı, sıkıp bende kendimi tanıttım "bak burdan sadece bir kişi kaçabildi, onunda şuan nerede olduğu bilinmiyor" esrarengiz bir A.K.U.A hikayesi miydi? Yoksa gerçekte yaşanan ve tahminen onu bulup öldüren insanlar var mıydı? "Ben yapıcam, üstelik herkesede bilgi vermem, nerden bilicem senin onlara çalışmadığını?" Çocuk güldü, beyaz dişlerinin üstünde kalın dudaklar gülse bile incelemiyordu. "Tabikide güvenmeyeceksin, ama zaman ver, buradaki kimsenin kafası benimkine uymuyordu, fakat seni duydum" o sırada zil çaldı, zilden bir ses yemek arkası ara olduğunu söylüyordu. "Gelmek ister misin?" Yarısını bile yiyemediğim tabağa baktım ve meriçin peşine takıldım, büyük bir bahçeye çıkan koridorda yürüyorduk, konuşmayı çok sevdiği belliydi.
"Sigara, çay gibi ihtiyaçlar için yapılmış" bir banka geçip oturduk, ağzına bir sigara dalı aldı ve banada uzattı, sigarasızlık benim için problem teşkil etmeyecek bir unsurdu, sigara sık içen biri değildim, fakat kullanırdım, elinden dalı alıp yaktım "Ne zamandır buradasın?" Meriç düşündü, "1 senedir burdayım" bir sene içinde kaçamamış mıydı sahiden? "Sürekli kaçmayı denedim, ama sürekli yakalandım, rütbemi yükselttiler kaçtım ve düşürdüler, 1 senedir böyle, usandım, kaçmam lazım, ailemi bulmam lazım"
Düşündüm, keşke benimde kaçmak için çabalayacağım bir şeyler olsaydı... ama yoktu, çabalayacağım bir hayatım bile yoktu.
"Yatma vakti gece bu kısım açık oluyor, canın sıkılırsa buralardayım, Meriç 01" omzuma dokunup geldiğimiz yerden geri gitti, 1 numaralı denek sen kimsin?
Sigaram bitince bende kalktım ve sora sora odamı buldum, kızlar oturmuş sohbet ediyorlardı, odaya girince hepsinin yüzü bana döndü, geç mi kalmıştım? Umursamayıp eşyalarımı alıp giyinme odasına girdim, pijamalarımı giyip odaya geri geçtim, hepsi iyi kızlara benziyordu, fakat buradaki kimseye güvenemezdim, o yüzden arayı açık tutmakta yarar vardı.
Yatağıma geçip yatacağım sırada kızlardan ortanca olanı konuştu "gelsene sende katıl" sıcak bir gülümsemeyle "siz bu düzene alışabilmişsiniz çok sevindim fakat bunlar bana ağır geldi, uyusam iyi olacak" kızlar onaylayıp sohbetine devam etti, ben ise ağır bir uyku için kafayı yastığıma koydum.
"Çok özledim seni afra, keşke hatırlasan, herşeyi tekrar hatırlasan" biri başımda ağlıyordu, ses oldukça tanıdıktı, fakat çıkaramamıştım, gözlerimi araladığımda tek kişi olmadığını fark ettim iki kişiydiler, görüntü gittikçe netleşti ve yüzleri tanıyabileceğim noktaya geldi, biri meriçti, diğeri ise... Alex
Gözlerimi tamamen açtım, ortamı loştu, ufak bir ışık aydınlatıyordu, ve soğuktu, alexin elinde tablet meriçin ise bir fotoğraf. Meriç fotoğrafı okşadı ve sonra yavaşça gözlerini bana çevirdi.
Gözlerini bana çevirdiğinde ağlamaktan şişmiş gözlerini kocaman açtı, ve anında alexi dürttü "Alex..." ikiside bana baktığı an şoka girmişti, ne olmuştu? ölmüşte dirilmişmiydim? "Aptal bayıltmadınmı!" Tepkilerin dozunu kestiremiyordum maalesef, Alex anında tableti bıraktı ve eline bir kaç tüp aldı, ben daha ne olduğunu soramadan şırıngayı boynuma sapladı ve içindeki sıvıyı bana enjekte etti.
"Merak etme, bunlarıda hatırlamayacaksın, abi sözü"
Bölüm sonu