تخطٍ إلى المحتوى

Daddy

الفصل 31 · قراءة 8 دقيقة

Daddy

الفصل 31

Jimin küçük kızı kucağında döndürürken Yoongi'nin de başı dönmeye başlamıştı olduğu yerde çivilenmiş Jimin'e bakıyordu bebeği onun bebeği bir başkasını seviyordu bir başkasına sarılıyordu bir başkasına o muhteşem gülüşünü bahşediyordu Yoongi o anda fark etti jimin ona hiç böyle içten gülmemişti,ona hiç böyle sıkıca sarılmamıştı

Yoongi bu düşüncelere dalmışken gördüğü görüntü ile kaşları çatıldı o küçük insan onun bebeğini jimin'ini öpüyordu küçük kız jimin'in yanağına kocaman bir öpücük kondurduğunda artık bu Yoongi için bardağı taşıran son damlaydı

Bir kaç adımda jimin'in yanına ilerleyip önünde durdu küçük kızı koltuk altlarından tutarak jimin'in kucağından cekip aldı sanki kimyasal bir atık yada bir çöp taşır gibi kendine hiç yaklaştırmadan küçük kızı annesinin kucağına bırakıp " hanımefendi çocuğunuza sahip çıkın lütfen" dedi.

Jimin Yoongi'ye ters ters bakıp hiçbir şey demeden yanından geçip küçük kızın önünde diz çöktü "elbisen hazır görmek istermisin" diye sordu küçük kız korkuyla annesine sıkıca sarılmıştı jimin'in yumuşak sesi ile başını kaldırıp "isterim çimçim oppa "dedi

Jimin küçük kızın elini tutup" hadi gel atölyede seni bekliyor "dedi Yoongi'nin yüzüne bile bakmadan odadan küçük kız ve annesi ile birlikte çıkıp gitmişti.

Yoongi olduğu yerde dikilip kalmıştı hemen masanın önünde duran tekli deri koltuklardan birine kendini atıp az önce ben ne yaşadım dedi

Bebeği birinin önünde diz çökmüştü ama bu kendisi değildi, o güzel tenine bir yabancının dokunmasına izin vermişti elini tutmuştu, hatta Yoongi'nin yüzüne bile bakmadan onunla birlikte çekip gitmişti ne yani o çocuk ondan dahamı önemliydi,yoksa... hayır hayır bu ihtimali aklına bile getirmek istemiyordu ama düşünmeden de edemiyordu, o kadın,o çocuğun annesi olacak kadın, o çok mu güzeldi? Jimin belkide artık yönelimini değiştirmeye karar vermişti o kadın ve Jimin olamaz.

Yoongi'nin elleri kaşınıyor gözleri kararıyor midesi bulanıyordu bu histe neydi böyle sanki birisi boğazını sıkıyordu ama neden neden böyle olmuştu buna sebeb olanları yeryüzünden silmek istiyordu hepsi o küçük şeytan yüzünden olmuştu "demiştim ona çocuklarla çalışma demiştim "diye söylendi" neden beni hiçbir zaman dinlemiyorsun Jimin" diye dişlerinin arasından tısladı belindeki silahını çıkarıp kapıya doğru ilerledi herkes yaptıklarının bedelini ödemeliydi kapının kolunu tuttuğu anda yerinde durdu ve düşündü tam şu anda bu modaevindeki herkesi öldürmek ve Jimin'i alıp gitmek istiyordu o zaman bebeği sadece onunla ilgilenirdi ama ya ona kızarsa jimin hassas bir insandı ya onu kan tutarsa yada silah sesinden rahatsız olursa silahına baktı emniyetini kapatıp beline geri soktu şimdi neden vazgeçmişti oda bilmiyordu Yoongi bu kadar çok düşünen bir adam değildi neden böyle olmuştu kapıyı hızla açıp kimseye bakmadan bir şey demeden modaevini terk etti biraz düşünmeliydi yanlış bir adım atmamalıydı.

Yoongi hızla kapıda bekleyen arabaya bindiğinde Namjoon onu görür görmez elindeki tekefonu koltuğun üzerine bırakıp "ne oldu bu yüzünün hali...."

Yoongi birden Namjoon'a döndü SUS dedi

Yoongi artık sabrının sonundaydı tek bir kelime duymak istemiyor yeryüzündeki tüm insanlık yok olsun istiyordu bir an gülümsedi aslında ne kadarda güzel olurdu sadece ben ve Jimin diye düşündü sadece ikimiz kalsak çok mutlu olurduk

Yoongi odasında masanına oturmuş ellerini masanın üstüne koymuş karşısındaki duvarı izliyordu kapı çaldı asistanı içeri girdi " efendim yarım saat sonra Pentagon ile online toplantınız var" dedi.

Yoongi elini masaya vurdu "toplantı başladıktan sonra haber verseydin böyle erken oldu"diye çıkıştı ayağa kalktı asistanını üzerine doğru yürürken "neden bana sormadan toplantı koyuyorsun"

asistanı" e-ef-efendim haftalık program" Yoongi hala üzerine geliyordu zavallı adamın elleri titriyordu, korkudan yüzü bembeyaz olmuştu.

Yoongi tamam dedi ve yanından geçip gitti biraz yürüse iyi gelirdi ellerini cebine sokup ofisin içinde gezmeye başladı herkes kendi halimde çalışıyordu saatine baktı toplantı odasına ilerledi odaya girdiğinde Namjoon ve kucağındaki Jin'i gördü öpüşüyorlardı hemde işyerinde kapının pervazına omzunu dayayıp ellerini göğsümde bağlayıp onları izlemeye başladı bir kaç dakika geçmişti Jin biraz geri çekildiğinde Namjoon onun beline sıkıca sarılmış alınlarını birbirine yaslayıp "doyamıyorum sana" dedi Jin Namjoon'nun boynuna sarılmış ona aşkla bakarak "bende bende sana doyamıyorum bir an bile senden ayrı kalmak..." Ve duydukları sesle apar topar ayağa kalktılar

" Yani merak ediyorum ne zaman bitecek acaba" Yoongi dümdüz bir sesle konuşmuş başkada bir şey demeden masanın başındaki kendi yerine oturmuştu.

Uzun ve yorucu geçen toplantıdan sonra Yoongi telefonuna baktı arayan yoktu telefonu cebine atıp bir Namjoon'a bir Jin'e baktı ikiside korkulu gözlerle onu izliyorlardı Yoongi birşey demeden kalkıp odadan çıktı

Yoongi odasına geçmiş telefonunu masaya koymuş bekliyordu telefonunun çalmasını jimin'in kendisini aramasını bekliyordu ama arayan yoktu lanet olasıca telefon çalmıyordu

Ne kadar zaman geçti Yoongi bilmiyordu zaten jimin olmayınca zamanında bir önemi yoktu camdan dışarı baktı hava çoktan kararmıştı ama Jimin hala onu aramamıştı.

Birden odayı bir bildirim sesi kapladı Yoongi hızla masanın üstündeki telefonu aldı gelen mesaja baktı jimin'den geliyordu biraz olsun siniri yatışmış rahatlamış nefes almaya başladığını hissetmişti

Little baby

Ben biraz geç kalabilirim yarına yetiştirmem gereken bir tasarım var Minho ile birlikte çalışmamız gerekiyor seni çook seviyorum ❤️

Yoongi boş boş mesaja baktı sonundaki kalp bile sinirini yatıştırmaya yetmemişti "ne demek işim var ne demek Minho ile çalışacağız baş başa mı,yani oda kim oluyor sen ne yapmaya çalışıyorsun jimin" diye kendi kendine söylendi "peki madem sen bunu istiyorsun bende senin gibi davranırım" telefonunu çıkardı Soobin'i aradı

"elinde yeni parçalar varmı sıfır olsun otele gönder" dedi ve telefonu kapattı

Otele geldiklerinde Namjoon" burda ne işimiz var, Jimin ile mi buluşacaksın ben lobidemi bekleyeyim "diye sordu

Yoongi onu duymuyormuş gibiydi hiç tepki vermedi Namjoon "bir sorunmu var "diye sorduğunda

"Sen hiç susmazmısın? sana ne, sen yerini bilsene, sen benim özel doktorum ve korumamsın, arkadaşım yada dostum değilsin "

Namjoon başını önüne eğdi biraz bozulmuştu"ben ne olduğumu biliyorum ama sen bilmiyorsun eğer bu gece bir başkası ile buluşursan ve Jimin bu yüzden üzülürse" belindeki silahı çıkarıp Yoongi ye uzattı " o zaman görevimden affımı isterim" dedi

Yoongi "sen kimsin ben artık seni tanıyamıyorum, sen kimsinde Jimin'i bu kadar düşünüyorsun sana ne jimin'den" asansör açılmıştı

Soobin kapıda bekliyordu Yoongi Namjoon'a dönüp "ödemesini yap" dedi ve kapıyı açıp odaya girdi.

Yoongi odaya girdiğinde yatağın kenarına oturmuş başını eğmiş parmaklarını oynayan en fazla yirmili yaşlardaki genç oğlanı gördüğünde gülümsedi "ayağa kalk" dedi

Genç ayağa kalktı Yoongi onu baştan aşağı süzdü sarı saçları yeşil gözleri bembeyaz teni ile çok güzeldi ama jimin gibi değildi

Yoongi gence yaklaştı elinin tersiyle yanağını okşadı ama bir oyuncağa dokunur gibi hissetmişti saçlarının arasına ellerini attı jimin gibi değildi eğilip kokladı jimin gibi kokmuyordu

Yoongi gencin yanından geçip yatağa oturdu "sen onun gibi değilsin" dedi.

Genç çocuk yanına oturdu elini Yoongi'nin bacağına koyup "o kim bilmiyorum ama bu gece sen ne istersen o olurum kimi istersen o olurum" dedi patronu onu çok sert bir dille uyarmıştı yaşamaya devam etmek istiyorsan bu adamı mutlu et demişti.

Yoongi gömleğinin düğmelerini açan gence baktı her açtığı düğmede pürüzsüz beyaz teni Yoongi'nin gözlerinin önüne seriliyordu Yoongi uzanıp tek eli ile gömleğin iki yakasını tutup kapattı "istemiyorum giyin" dedi.

Genç çocuk "ama efendim özür dilerim bir hatammı oldu affedin ben yani ilk kez bu işi yapacağım tecrübesizim affedin, beni istemezseniz patronum beni öldürür "dedi

Yoongi "merak etme bir şey yapamaz" yatağın boş yanını patpatlayıp "gel otur biraz otur sonra gidersin" dedi

Genç çocuk yanına otorduğunda "adın ne senin "dedi

"Bang Chan efendim"

Yoongi "burda ne işin var Chan" diye sorduğunda genç olan başını öne eğdi "öğrenciyim ailem yok yurtta kalıyordum ama onsekizimi doldurunca yurttan çıkarıldım paraya ihtiyacım var mecburum" dedi

Yoongi "parayı düşünme ben hallederim sen derslerine odaklan" dedi

Genç çocuk" size minnettarım siz çok iyi bir insansınız "dedi

Yoongi başını öne eğdi" hayır çocuk ben hiç iyi bir insan değilim biliyormusun bu gün bir çocuğa silah doğrulttum ,sevgilim o sonra benim yüzüme bile bakmadı birdaha beni aramadı sormadı ben çok pişmanım"

Genç çocuk Yoongi'ye baktı "peki bunları onada söylediniz mi" diye sordu

Yoongi başını iki yana salladı "onu seviyorum bunu bilmesi yetmezmi herşeyi tek tek söylememi gerek "

Chan "ama bazen bilmek yetmez insanlar duymak ister" dedi

Bu sırada kapı hızla açıldı içeri koşar adımlarla jimin girdi

Yoongi'ye kırgın gözlerle bakıp" bunu bana nasıl yaparsın" dedi

Genç çocuk hemen ayağa fırladı bu o mu" Jimin'e yaklaşıp elini uzattı "ben bang Chan "dedi Jimin kendisine uzatılan ele boş boş baktı bir tepki vermedi şaşkındı ne yani sevgilisiyle yatmaya gelmiş bir sürtük ile el mi sıkışacaktı "bu arada söylemeden edemeyeceğim aman tanrım siz çok çok güzelsiniz" dedi

Jimin tam genç çocuğu itecekken odaya koşarak Minho girdi Jimin ile değilde diğer genç çocuğa dönüp konuştu" Chan senin burda ne işin var "dedi

Yoongi olduğu yerde donup kalmıştı sadece Jimin'e bakıyor tepkisini ölçmek istiyordu ne açıklama yapmalıydı bu sırada Namjoon'da odaya girdi

Yoongi göz devirip "daha gelecek kimse varmı" diye söylendi

Jimin" neler oluyor burda" diye bağırdı "hemen bir açıklama bekliyorum "

Minho" bu benim arkadaşım Chan tanımadınmı bizim alt sınıfımızdaydı"

Chan, jimin şimdi hatırlamıştı "kan beynime sıçramış ben nerden bileyim" dedi "peki Chan senin burda ne işin var" Chan Namjoon'u işaret ederek "yalnız konuşsak ben çok utanıyorum "dedi.

Jimin "tamam ben anladım merak etme dedi Minho'ya dönüp "hadi sen Chan'ı da alıp gidin" dedi

Namjoon'a dönüp "huyung sende git" dedi Yoongi'ye dönüp "bizim konuşacaklarımız var galiba" dedi.

Herkes sonunda odadan çıktığında jimin kollarını göğsünde bağladı "evet bir açıklama bekliyorum" dedi.

Yoongi yatağa geri oturup " bir sçıklaması yok herşey açıkça ortada işte ne anladıysan o "dedi

Jimin'e bakıp "asıl sen açıkla o kadınla samimiyetin neydi öyle yada o küçük kızla resmen beni gözün görmedi gittiğimi bile fark etmedin" dedi

Jimin "konumuz o değil konumuz bu otel odasında bir genç ile birlikte olman" dedi

Yoongi" ne yani bir evde olsak yada bir kafede yada bir restoranda yada arabada olsam o zaman sorun olmaz mıydı tek sorun bu otelde olmamızmı diye sordu"

Jimin "evet olmazdı tek sorun burda olman" dedi

Yoongi ayağa fırladı bir kaç adımda aralarındaki mesafeyi kapatıp Jimin'e eğildi parmağıyla kafasının içini gösterdi "asıl sorun burda olması asıl gerçek aldatma buraya başkasının girmesidir " dedi

"ve benim kafamın içinde de sadece sen varsın başkasına yer yok sana çok kızdım çok sinirlendim sen Minho ile olacağım diyince bende birini çağırdım onunla olmak istedim ama olmadı lanet olasıca aklımda beynimde kalbimde hep sen varsın her yüzde senin yüzünü görüyorum her konuştuğum kişide senin sesini duyuyorum her baktığım gözde senin gözlerini görüyorum neden böyle oluyor jimin söylesene neden böyle oluyor o çocuğada seni anlattım ben hep seni anlatmak istiyorum ya seninle konuşayım yada bir yabancıyla seni konuşayım istiyorum" dedi

Jimin Yoongi'ye biraz daha yaklaştı dudaklarını Yoongi'nin dudaklarına bastırdı ve bunun adı aşk dedi.

نهاية الفصل

2 تعليق