Hayat yavaş yavaş normale dönüyordu Jimin "ben çıkıyorummm" diye bağırdı. aynı zamandan kapının önünde çantasını kontrol ediyordu.
Yoongi ellerini arkasında bağlayarak ağır adımlarla yanına geldi" ne demek ben çıkıyorum beni bırakıp nereye gidiyorsun sen "dedi
Jimin dudaklarını büzerek "ama aşkım bu gün çooook işim var bir sürü yere uğramam gerek,zaten şu markanın tescilini alamadım canım sıkkın onu halletmem gerek"
Yoongi arkasında tuttuğu dosyayı çıkarıp "aaa bundan mı bahsediyorsun yoksa" dedi
Jimin dosyayı açıp bakarken Yoongi'nin boynuna sarılıp "inanmıyorum ama nasıl oldu daha dün mesai bitene kadar oradaydım vermişlerdi "
Yoongi Jimin'in beline kollarını sarıp burnunu yanağına sürterek "sen neden beni dinlemiyorsun acaba, sana cezamı vermeliyim bir şeye ihtiyacın olduğunda bana söyleyecektin neden ben bunları başkalarından öğreniyorum " dedi
Jimin "ama her işimi sana yaptıramam ki seninde işin gücün var değilmi "
Yoongi hafif geri çekilip kaşlarını çatarak "benim işimde gücümde sensin" dedi.
Jimin" peki o halde,madem işin benim hadi beni işe bırak hem belki sana kahvede ikram edebilirim" dedi.
Yoongi"kahvemi bu teklife nasıl hayır diyebilirim ki "dedi
Jimin moda evinin önüne geldiğimde korumanın açtığı kapıdan indi Yoongi'de hemen yanına gelip elini tutarak birlikte el ele modaevine girdiler Hoseok onları görünce gülümseyerek yanlarına gelip" günaydın jimin" dedi ve Yoongi'ye dönerek"hoşgeldiniz Bay Min "dedi
Yoongi başıyla selam verip Jimin'e döndü "bebeğim odan nerde"diye sordu.
Jimin "henüz odam yok Hoseok ile birlikte çalışıyoruz" dedi.
Yoongi burnundan derin bir nefes verdi başını salladı "anladım" dedi.
Jimin onun kızdığını anlamıştı "hayatım vaktim olmadı yani yoksa"
Yoongi Jimin'in kollarına elini koyup "bak artık alışsan iyi olur ben her zaman senin yanındayım ne olursa olsun benden istemekten çekinme ben sürekli yanında olamıyorum ve böyle oluncada kendimi eksik hissediyorum lütfen beni üzme tamam mı, sen emret ben yapayım böylece ben mutlu olurum" dedi.
Jimin "peki tamam"dedi "o zaman tamamen bembeyaz bir oda istiyorum yapabilirmisin " dedi
Yoongi gülümsedi "emrin olur bebeğim" odan öğleden sonra hazırdır "diyerek modaevinde çıktı.
Hoseok Jimin'e dönüp "inanamıyorum Bay Min resmen bana emir ver diye yalvarıyor olacak şey değil,doğruyu söyle hangi büyüyü yaptın lütfen banada öğret" dedi.
Bir süre sonra Minho elinde kumaş örnekleri nefes nefese ile içeri girdiğinde "dışarıdaki kargaşanın sebebi ne" diye sordu
Jimin camdan dışarı baktığında dışarıda bir sürü adamve arka arkaya iki tır evet şehir merkezinde iki tır, Jimin Hoseok'a döndü" tırların gündüz şehir merkezine girmeleri yasak değilmiydi diye sordu "
Hoseok gülerek "yani şu an sana anormal gelen tek şey bu mu" diye sordu
Bu sırada içeri uzun boylu çok yakışıklı bir adam girdi Jimin,Hoseok ve Minho boş gözlerle adama bakıyordu adam biraz durdu baktı ki kimse söze girmiyor "merhaba ben Kim Seungmin iç mimarım" karşısındaki kişilerden yine bir tepki alamadı" eee beni Bay Min gönderdi"
Jimin en sonunda bir tepki vermişti "merhaba bende Jimin tanıştığımıza memnun oldum bu Minho ve buda Hoseok" diyerek diğer arkadaşarını tanıttı.
Seungmin "memnun oldum, sizin odanızı tasarlayacağım demekki, hemen çalışmaya başlayalım mı ?"dedi
Jimin onayladığında" o zaman önce odayı göreyim ölçüleri almam lazım"dedi.
Jimin daha önce Felixe ait olan odanın kapısını açtı " oda burası" dedi
Seungmin telefonunu çıkardı" nakliye ekibi gelsin odayı boşaltsınlar "dedi
Jimin'e dönüp "almak istediğiniz birşey varmı "diye sordu
Jimin" hayır hiçbirini istemiyoruz bana sorarsanız ben bu odaya benzin döküp yakmak istiyorum" dedi
Seungmin "buna gerek yok, merak etmeyin burayla işim bittiğinde tanıyamayacaksınız" dedi
Yarım saat içinde oda tamamen boşalmıştı Seungmin elektronik metresi ile hızlıca ölcülerini aldı" tamam hadi başlayalım nerde konuşabiliriz" dedi
Jimin ile birlikte toplantı masasına oturdukları da jimin aklındaki odayı anlatıyor Seungmin notlar alıyordu en sonunda bilgisayarın ekranını Jimin'e çevirdiğinde jimin" evet işte bu" dedi
Seungmin "yarına hazır olur bu gün boya işini bitiririz yarın bu saatlere teslim ederim" dedi.
Jimin şaşkındı" bu kadar çabukmu" dedi Seungmin "aslında Bay Min bana çok kızacak bu gün bitsin demişti ama boya işi uzattı" dedi.
Jimin "bence sorun yok acelemde yok zaten"Seungmin gülümsedi bu sırada boyacılar çoktan işe başlamıştı bile
Seungmin Jimin'e kısa hoşçakal demiş ve modaevinden ayrılmıştı
jimin Hoseok'a dönüp "boya kokusu başımı ağrıttı ben erken çıkıyorum" dedi
Hoseok "tamam görüşürüz sonra bende birazdan çıkarım"dedi.
Jimin modaevinden çıktığında kendisini bekleyen koruma hemen koşarak yanına geldi "bir sorunmu var efendim" dedi
Jimin "hayır sadece boya kokusu rahatsız etti hava alacağım" dediği sırada telefonu çaldı arayan babasıydı telefonu açtığında
Babası sitemle konuşmaya başladı
"Alo babacığım "
"Hiç bana babacığım falan deme hayırsız bizi unuttun neden arayıp sormuyorsun"
"Çalışıyorum baba, biliyorsun çok yoğunum yeni bir kreasyon hazırlıyorum"
"Çalış tabi oğlum ama kendini çok yorma o adamla hala görüşüyor musunuz "
Babası Jimin'e çok düşkündü üniversiteye gelirken bile günlerce Jimin'e gitme diye yalvarmıştı biricik oğlundan uzak kalmak istemiyordu jimin burada kalırsam mutsuz olurum eğer benim mutsuz olmam pahasına burda kalmamı istersen kalırım demişti ama babsı onu üzgün gçrmektense ölmeyi tercih ederdi
Babası Yoongi ile olan ilişkisini onaylamıyordu sebebi gay olması değildi aradaki yaş farkına da çok takılmıyordu ama Yoongi'nin karanlık şöhreti bir baba olarak onu korkutuyordu
"Yaa baba neden öyle diyorsun onun bir adı var Yoongi ve evet görüşüyoruz herşey yolunda ben çok mutluyum "
"Onun yaşındaki adamlara senin amca demen gerekir "
"Ya baba bir tanışsanız varya sende çok seversin göründüğü gibi birisi değil çok iyi, kibar ve eğlenceli birisi'
"Oda ayrı bir konu neden bizimle tanışmıyor yoksa seni kullanıyor mu"
"Ne alakası var istersen bu hafta sonu getirir tanıştırırım sizi"
"Tamam peki hafta sonu sizi bekliyoruz o halde "
Ve telefon kapandı Jimin bir an şok içinde elimdeki telefona bakıp kaldı az önce ne yapmıştı o, Yoongi'ye sormadan bunu nasıl yapardı telefonun ekranına baktı üstelik bu gün perşembeydi işte şimdi yandım dedi.
Korumaya dönüp "hemen şirkete gitmemiz lazım" dedi
Jimin şirkete girdiği anda kimseye bakmadan arkasındaki korumalara aldırmadan koşar adım asansöre bindi ve şimdi Yoongi'nin odasının önündeydi ama bir türlü cesaretini toplayıp kapıyı açamıyordu
Yoongi'nin sekreteri "bir sorunmu var efendim" diye sordu
Jimin başını iki yana salladı kapıyı tıklatıp gel komutu ile içeri girdi
Yoongi önündeki dosyalara öylesine dalmıştı ki başını bile kaldırmadan sert bir sesle "ne var" diye sordu
Jimin" şeyyy ben, meşgulsen sonra geleyim" dedi
Yoongi duyduğu güzel sesle başını kaldırıp yerinden fırladı" bebeğim kusura bakma seni beklemiyordum bu ne güzel bir sürpriz böyle" dedi.
Jimin'in yüzüne baktığında kaşları çatıldı "ne oldu bir sorun mu var kim canını sıktı"
Jimin ellerini Yoongi'nin göğsüne koyup ceketinin yakasını düzeltirken başını öne eğip "ben çok kötü birşey yaptım ama bir anda istemeden oldu" dedi
Yoongi "sen kötü bir şey yapmazsın söyle bakayım ne oldu hallederiz" dedi
Jimin "ama yaptım" dedi.
Yoongi koltuğa oturup Jimin'i de kocağına oturttu jimin'in yumuşacık saçlarına öpücük kondurdu "söyle bakayım ne oldu "
"Ben babamla konuşuyordum konu sana geldi neden bizimle tanışmıyor yoksa seni kullanıyormu diyince bende boş bulunup hafta sonu getirir tanıştırırım dedim"
Yoongi'den hiçbir bir tepki gelmedi Jimin başını kaldırıp Yoongi'ye baktığında Yoongi gülümseyerek "eee sorun ne yoksa beni kabul etmiyorlarmı sorun yaş farkı mı yada gay olmammı" dedi
Jimin "hayır ailem öyle şeylere takılmazlar hem gay olduğumu biliyorlardı ama sana sormadım bile yani istemezsen ben bir bahane uydururum" dedi
Yoongi "ne alakası var cumartesi gideriz olurmu istersen pazar gidelim sen nasıl istersen" dedi
Jimin şaşkındı" ne yani ailemle tanışmak istiyor musun gerçekten" dedi
Yoongi" senin ailen benim ailemdir artık o güzel yüzün gülsün " dedi
****
Jimin yerinde duramıyordu heyecandan elleri titriyordu sürekli tuvaleti geliyordu Yoongi "uçak birazdan inişe geçecek otur artık yerine" dedi.
Jimin "ne yapayım çok heyecanlıyım bak olmaz ama hani olurda sana birşey derlerse çok takılma yani sonuçta onlar yaşlı insanlar "
Yoongi kaşlarını çatıp"babanla ben nerdeyse yaşıtız ben yaşlımıyım yani" dedi
Jimin kırdığı potun farkına varıp "hayır canım ne alakası var sen beni anladın işte "
Yoongi "merak etme sen, herşey çok güzel olacak" dedi
Uçak indiğinde alanda onları bekleyen araca bindiler Yoongi pilota dönüp "dönüş için hazırda bekleyin" dedi
Pilot"emredersiniz efendim" dedi
Kısa bir süre sonra jimin'in ailesinin evinin önündeydiler
Jimin kapıyı çaldığında annesi kapıyı açmıştı Jimin'i görünce hasretle oğluna sıkıca sarıldı bu sırada babasıda "gelmişmi o hayırsız "dedi.
Jimin annesini bırakıp babasına sarıldı "ya baba öyle deme "dedi babası "ne yapayım bitanecik oğlum var çok özlüyorum" dedi.
Jimin geri çekilip arkasında bekleyen Yoongi'nin elini tutup "anne ,baba bu sevgilim Min Yoongi "dedi
Annesi ve babası donup kalmışlardı evet gazetelerde ikisinin sevgili olduğu dedikodusu yapılmıştı jiminde doğru demişti ama onlar buna pek inanmamışlardı ,şimdi karşılarında Min Yoongi'yi böyle kanlı canlı görmek onları şaşırtmıştı sessizliği annesi bozdu "hoşgeldiniz bay Min memnun olduk"dedi.
Yoongi arkasındaki korumaya işaret ederek tuttuğu çiçeği ve hediye paketlerini alıp bayan Park' a uzattı "bende çok memnun oldum" dedi
Şu anda birlikte yemek yiyorlarlardı tanışma faslı sessiz geçmişti Jimin sıcak kucaklaşmalar beklemiyordu ama bu kadarıda fazlaydı babası "siz nasıl tanıştınız yani ayrı dünyaların insanısınız" dedi sesi imalı çıkmıştı.
Jimin "ben stajımı Yoongi'nin terzisinin yanında yapmıştım o zaman tanıştık" dedi.
Babası "anladım yani Bay Min ile pek ortak noktanız yok ta ondan sordum" dedi.
Yoongi "aslında haklısınız galiba sizi yaş farkımız rahatsız ediyor ama aşkın yaşı yoktur değilmi ben Jimin'e gördüğüm anda aşık oldum"dedi.
Bay Park "tabikide yoktur aslında benim oğlumun güvenliği konusunda kuşkularım var yani takdir edersiniz ki sizin adınızı internete yazınca çıkanlar pek iç açıcı değil "dedi
Yoongi" internet tam bir bilgi çöplüğü evet yaptığım işi savunmayacağım ama günümüzde savunma sanayii diyede bir gerçek var değilmi ve ben bu sanayinin ilk halkasıyım güvenlik konusuna gelince onu canım pahasına korurum ben nefes aldığım sürece Jimin güvende emin olun" dedi.
Bay park gülümsedi "benim için jimin'in güvende ve mutlu olması dışında hiçbir şeyin önemi yok" dedi ortam biraz daha yumuşamıştı taki Jimin
babasına "babacığım tuzu uzatırmısın" diye sorana kadar
Yoongi boş bulunmuş Bay Park'tan önce tuzluğu alıp Jimin'e uzatarak " al bebeğim" demişti.



