Mahzenin dış kapısını sürgülemiş mıydım? Üçüncü de kilitlediğimi hatırlıyorum. Ama sürgüler? O zaman annemin uyumasını beklerdim. Sonra da artık öksürmediği, sağa sola dönmediği ve solukları düzenli bir
Hal aldığı zaman, büyük bir dikkatle yataktan kalkar-
dım. Gürültü etmemek için çıplak ayakla, geceliğimin
İçinde titreyerek kapıdan kapıya dolaşır, üstelik pencerelerin kulplarını da kontrol ederdim. Yeniden
Yatağıma dönünce, gecenin sessizliğinde kalbimin uzun
Süre hızlı hızlı çarptığını duyardım.
O sıralar elli metre kadar uzakta komşularımız vardı
Bunlar, çiftlikteki binalardan birinde oturan kiracıları-
kızdı kasabasının ilk evleri ancak 300 metrelerinden başlıyordu. Hiçbir olayın çıkmadığı ve jandarmalarla asla hiç düşmeyen bir yerdi.
Fakat serserilerdeb o kadar korkan annem aynı şe-
kilde yangın tehlikesinden,parasız kalmaktan,hastalıklardan, ve kazalardan da çekinirdi.
Zamanla onun tüm fobileri banada geçti On beş yaşıma bastığımda babam ölmüştü. O günden sonra annem ve ben tek başımıza, birbirimizden hemen hiç ayrılmaksızın yirmi yıl birlikte yaşadık
Zamanla en küçük bir olay bile bizi günlerce uğraştırıp, tedirgin eder oldu. Kaybolan bir cüzdan, içinde az bir para
bile olsa, haftalarca yakınma konusu oluyordu
Gece yarısı bir köpek havlaması duysak, sabaha kadar uyumazdık İşte bütün bu olayları titizlikle, gizlice tuttuğum günlüğüme geçiriyordum.
Önceleri genç bir kızın, sonraları yaşlı bir kızın tuttuğu çocuksu bir günlüktü. Bu kalın defteri,Mollet"deki
Odamd duran büyük dolabın içindeki çarşaf yığınların-
dan birinin altında bıraktım. Bu günlüğü işsizlikten ve okuduğu roman kahramanlarının hayaliyle yaşayan bir
genç kız anlayışıyla tutmuştum