Güneşi bağlamışlar dağların ardına,
Kızıl kana boyalı arşı-alem.
Sıcaklığı vurur göz kapaklarıma,
Elimde tutuşur o anda kalem...
Lav sızıntısı gibi akar kağıda mürekkep...
Şekillenir parmaklarımla çamur misali harfler.
Dökülür havzasına, coşkun akan şelalem.
Dökülür de aşkı arayan Yunusları besler.
Aşk, bu dünyada varsa deryada da olur.
Yerde sevdiğini insan bazen gökte bulur.
Yeterki aşk tohumu bir gönülde etsin zuhur.
İnsanın gönlü yanar, olur eyyam-ı bahur...
Arar durur divane ömür boyu aşk isimli deliyi.
Her köşebaşında karşılaştığı yamalı bir velidir
Yandığıyla pişerek tırmanınca keliyi...
En sonunda kavuştuğu bir makam-ı âlidir.
Divanenin niyeti bir deliyi bulmak mı?
Virane sokaklarda bir veliyi anmak mı?
Aradığı ne bunun bir insani dert midir?
Yoksa bunun niyeti aşk odunda yanmak mı?
Tufan Aslan

