
Bir yaz akşamı
Bir Yaz AkşamıElif, her akşam yaptığı gibi sahilde yürüyüş yapmaya çıkmıştı. Gün batımı, denizin üzerinde altın rengi bir yansıma bırakırken, hafif esen rüzgar saçlarını nazikçe okşuyordu. Elif, düşüncelere dalmış, hayatın getirdiği zorlukları ve mutlulukları sorguluyordu.Bir an durdu ve denizin kenarına oturdu. Ayaklarını suya sokarken, uzaklarda birinin ona doğru yürüdüğünü fark etti. Gözlerini kısarak baktığında, bu kişinin lise yıllarından tanıdığı Mert olduğunu anladı. Mert, ellerinde bir buket papatya ile ona doğru geliyordu."Mert? Sen burada ne yapıyorsun?" diye sordu Elif şaşkınlıkla.Mert, gülümseyerek yanına oturdu. "Merhaba Elif. Uzun zamandır görüşemedik. Tesadüfen burada olduğunu öğrendim ve seni görmek istedim."Elif, Mert'in bu kadar zamandan sonra karşısında olmasına inanmakta zorlanıyordu. "Bu kadar yıl sonra seni burada görmek şaşırtıcı," dedi. "Ama sevindim seni gördüğüme."Mert, papatya buketini Elif'e uzatarak, "Bunları senin için topladım. Umarım hala papatyaları seviyorsundur," dedi.Elif, buketi alırken gözlerinde bir parıltı belirdi. "Teşekkür ederim, Mert. Evet, papatyaları hala çok seviyorum."İkisi de bir süre sessizce oturdu, sadece denizin dalgalarının sesi aralarında yankılanıyordu. Sonra Mert, Elif'e dönerek, "Elif, senden uzak kaldığım yıllarda seni hep düşündüm. Belki de sana olan duygularımı hiç kaybetmedim," dedi.Elif, Mert'in gözlerindeki ciddiyeti görünce kalbinin hızla çarptığını hissetti. "Ben de seni düşündüm, Mert. Belki de bu karşılaşma tesadüf değildir," diye fısıldadı.O akşam, sahilde başlayan sohbetleri gece boyunca devam etti. Geçmişi ve kaybettikleri zamanı telafi etmek için birbirlerine anlatacak çok şeyleri vardı. Elif ve Mert, o yaz akşamında yeniden bir araya gelmişlerdi ve gelecekte neler olacağını bilmeseler de, kalplerindeki sevgi yeniden filizlenmişti.
- الفصل
- 0
- قراءات
- 1
- إعجابات
- 0
- التقييم
- 5.0

