تخطٍ إلى المحتوى

Bir Derdim Var

الفصل 4 · قراءة 10 دقيقة

Bir Derdim Var

الفصل 4

4.Bölüm

Berk

Savcılıktan izin istemiştim beni kırmayıp bir izin belgesi oluşturdular.

Emniyet ekiplerinin yardımıyla Berkin annesinin kaldığı cezaevini öğrendim ve bugün için bir görüşme izni ayarlattım.

Kliniğe geçmeden önce emniyete uğradım.

Ve birlikte Berkin annesinin kaldığı cezaevine gittik, cezaevi kapısının önüne geldiğimizde askerlere savcılıktan iznimizin olduğunu söyledim ve izin belgesinin gösterdim, içeri girmemize izin verdiler, içeriye girdiğimizde koridolarların çığlık sesleri ile yankılandığını fark ettim.

Mahkumlar işkence görüyorlardı!

Görüşme yerine geldiğimizde masalardan birinin önünde duran sandalyeye oturdum ve Berkin annesini beklemeye koyuldum.

Çok süre geçmeden içeriye iki kolunu tutan askerler ile birlikte bir kadın girdi.

Saçlarının uçları beyazlamıştı yüzü hafif buruşmuş elleri yanık izleriyle kaplıydı.

Ayağa kalktım ve kadınla selamlaştıktan sonra tekrar yetime oturdum, Polislere ve askerler bakarak dışarı çıkmaları için bakış attım ve hepsi dışarıya çıktı odada sadece karşımda duran kadın ve ben vardık.

İstese beni şuan öldürebilirdi!

Ama sakin kalmayı tercih ediyordu.

Açelya

"Merhaba, ben Açelya Karmen siz?"

Kadın

"Hatice"

Açelya

"Ben bir Psikiyatri doktoruyum, oğlunuz Berk benim yanımda Klinikte kalıyor"

Oğlunun ismini duyunca yere bakan gözleri benimle buluştu.

Açelya

"Kendisini bana polisler getirdi, oğlunuz bir madde bağımlısı ve bir çok suç işlemiş, ben yanıma almasaydım cezaevine sevk edilecekti ancak ben Berkin bir sorunu olduğunu anlayıp kliniğe yatışını sağladım.

Berkin amcaları sizin eşinizi öldürdüğünüzü söylüyorlar ben sizden duymak istiyorum eşiniz size ne yaptı"

Hatice, biraz durdu ve dolu gözleriyle;

Hatice

"Ne yaptı değil, ne yapmadı diyecektiniz sanırım"

Amcaları Sefer ve Rıza'mı yalan söylüyordu yoksa Haticemi?

Açelya

"Anladığım üzere eşinizden çok çektiniz, ne yaptı size veya siz ona ne yaptınız?"

Hatice durdu ve derin bir nefes alıp gözünü kapattı.

Tekrardan hatırlamak istemiyordu o zamanları, ancak zaman kendini hiç unutturmuyordu..

Hatice

"Öncelikle onu kurtarın bağımlı olmasın yalvarırım size..

Ben Berke hamileyken, eşim olacak adam, Fehmi. Hiç yanımda olmadı Ben canımla cebelleşirken kendisi hep bana hakaret etti, keşke hakaretle kalsaydı bana zorla uyuşturucu içeriyordu o hamile halimle, Berki doğurmamı istemiyordu daha doğrusu çocuk istemiyordu, her neyse ben zorlukla berki doğurdum doğumuma bile gelmedi bir Allahın kulu yoktu bana o odada su verecek, annem garibim hasta yatağındaydı.

Benimde hayatım anneme benzer ee ne demişler anaların kaderi kızlarına benzermiş..

Berk artık büyüdü olanları anlamayacak yaşa gelmişti, Fehmi beni o zamanlar adamların yanına götürüyordu.."

Son cümlesinden sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı!

Açelya

"Nasıl adamlar, nereye götürüyordu?"

Hatice

"Uyuşturucu parası için..

Beni satıyordu!

Her hafta başka bir adamın yanına gidiyordum kimileri iki üç kez çağırıyordu, kendimden tiksinir hale gelmiştim artık.

Son günlerde Berk ile Fehmi kavga etmeye başlamıştı her gün kavga ediyorlardı, Berk bana yapılanlardan dolayı susmak istemiyordu, Fehmi ise para için bana her şeyi yapabilirdi, ha sadece bana yapsa tamam ama Berke köpek gibi davranıyordu.

Ben hep berki savundum, ne dayaklar yedim oğlum için!

En sonunda dışarıdan yine bir adamın yanından çıkıp eve gitmiştim, binaya girdiğimde bina berk ve fehminin bağırış sesleriyle yankılanıyordu Koşarak eve girdim ve 'Yeter!' Diye bağırdım beni duymadılar birbirlerine girmişlerdi!

Aralarına girdim ve Fehmiyi itip "Yeter artık yeter dayanamıyorum Yeter!" Diye feryatta bulundum.

Ancak ne fayda bana sert bir tokat geçirdi! Öfkesini alamamıştı mutfağa gitti, elinde bir bıçakla geri döndü!

'Hayır, saçmalama hayır' dedim korkuyla bıçağı berke saplayacakken Berk bıçağı tuttu ve engel olmaya çalıştı o kargaşada fehminin kolunu tutmamla bıçağın fehmiye saplanması bir oldu!

Ben öldürmüştüm, fehmiyi ben öldürdüm!

Berk 'ben yaptım sen yapmadın anne tamammı' dedi ama biliyordum ben yapmıştım..

Teslim olacaktım, oğlumun hayatını karartamazdım. Polisi aradım ve teslim oldum!

Berkin babası kara toprağa annesi ise maphusa gitmişti..

Amcaları berki yanına almıştı, ona iyi bakmayacaklarını biliyordum ama başka bir akrabam yoktu.

Yıllar geçti böylece..

Berki ne olur iyileştirin doktor hanım lütfen, Berk yaşamayı hak ediyor onuda karanlığın içinde ışıksız bırakmayın.."

Gözlerim dolu dolu, oğlu için kendi hayatını hiçe sayan bir anneyi izledim.

Yine bir kadın mağduru ve çok çaresiz tek umudu oğlu..

Derin bir nefes aldım.

Açelya

"Hiç merak etmeyin Berk emin ellerde, oğlunuz iyileştireceğim ve sizi en yakın zamanda kavuşturacağım"

İki elini tuttum.

"Hiç aklınız kalmasın Berk çok iyi olacak sizde"

Berk birer madde bağımlısıydı!

Madde bağımlı bir bireyi kurtarmak elbette imkansız değildi ama imkansıza yakındı..

Elimden gelenin daha fazlasını yapmak gerekiyordu, bunu yapabilecekmiydim?

Odanın içerisine asker girip;

"Süre doldu!" Dedi.

Ayağa kalktık karşımda duran çaresiz anneye sarıldım, oda bana sarıldı.

Açelya

"Merka etmeyin Berk bende"

Gülümsemeye çalıştım.

Odadan çıktıktan sonra polisler ile birlikte cezaevinden çıktık.

Aracıma bindim ve kliniğe yol aldım..

•

Kliniğe vardığımda Hekim Odasına girdim, doktor arkadaşlarım bendeki bilgileri merak ediyordu.

Yerime oturdum ve her şeyi baştan anlattım.

Dr.Burak

"Yine bir kadın mağduru"

Pelin

"Maalesef"

Ali

"Çocuğun bu duruma gelmesi normal, çökmüş bir durumda"

Semih

"Duygu akışını kontrol etmemiz gerek"

Açelya

"Bugün seansta onu öğrenmeye çalışacağım Semim hocam, ve annesi ile ilgili hislerini"

Ayağa kalktım ve odama yol aldım, koridorda gördüğüm Sibel ablaya.

Açelya

"Sibel abla, Berki odama getirirmisin"

Personel Sibel

"Tamam hocam hemen getiriyorum"

Odama geçtim ve masama oturup dosyamdan yeni bir liste açtım.

Kapı tıklatıldığında içeriye Berk girdi, oldukça stresli görünüyordu, karşımdaki koltuğa oturdu bacakları titriyordu,yere eğen başını yavaşça kaldırıp bana baktı.

Açelya

"Hoş geldin Berk, nasılsın?"

Dediklerimi düşündü, ayırt etmekte zorlanıyordu.

Berk

"İyi değilim, b- benim ilacıma ihtiyacım var!"

İlacı!

Hangi ilaç?

Kendini zehirlemeye yavaş yavaş ölüme sürükleyen ilaca'mı ihtiyaç duyuyordu?

Açelya

"Ne tür bir ilaç bu?"

Berk

"Sizinkiler gibi işte"

Açelya

"Ama ne tür bir ilaç"

Biraz durdu ve kan çanağına dönmüş gözleri benimle buluştu.

Berk

"Anladınız değilmi?"

Açelya

"Anladım"

dedim başımı sallayarak.

Berk

"Hiç size ben bağımlı değilim felan demeyeceğim çünkü bağımlıyım, inkar etmiyorum bunu. Ben bundan kurtulamıyorum, ben ona muhtacım"

Açelya

"Hayır, muhtaç değilsin istersen seni kurtarabilirim ancak istemen gerekiyor"

Berk

"İstesem ne fayda edecekki? Ondan başka bir şey düşünemiyorum"

Açelya

"Hallederiz sıkıntı yok"

Dedim gülümseyerek.

Güven vermek istiyordum.

Açelya

"Berk, benim sana bir şey demem gerekiyor"

Dalmıştı yere bakıyordu.

"Berk?"

Cevap yoktu.

"Berk"

ses tonumu yükselmiştim.

"Berk!"

Gözleri benimle buluştu.

O kadar çaresiz bir durumdaydıki.

Berk

"Ha hı efendim"

Açelya

"Sana söylemem gereken bir şey var"

Berk

"Nedir?"

Açelya

"Her şeyi biliyorum, annen ile görüştüm"

Anne kelimesini duyduğu gibi elini yumruk yapmıştı ve duruşunu dikleştirmişti.

Berk

"A-annem ile mi?"

Açelya

"Evet, bu sabah kaldığı cezaevine gittim ve biraz konuştuk bana her şeyi anlattı"

Berk

"Nasıldı, iyi görünüyormuydu?"

Sesi kesiliyordu, dolu gözleri her şeyi anlatıyordu.

Bende kendimi tutamamıştım gözlerim dolu dolu olmuştu ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Açelya

"Evet çok iyi gözüküyordu"

Gülümsedi.

Berk

"Yalan söylüyorsunuz"

Gülümsemeye devam etti.

İşte bu çok acıydı gerçek olmayan birşeyleri gerçekmiş gibi düşünmek hatta hissetmek istiyordu.

Cevap veremedim sadece gülümseyerek başımı salladım. İyi gözükmüyordu.

Tekrar güldü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Berk

"Ah annem benim canım annem, neler çekti nasıl dayandı bunca acıya.."

İşte anne olmak bunu gerektirir, anneler çocukları için kendilerini feda ederler, çocukları için her şeyi göze alırlar..

Tabi bu laf bazı annelerimiz için ayrı Anne demeye şahitlik isteyen annelere!

Açelya

"Ve hala senin için çabalıyor seni merak ediyor, madde kullandığını biliyor"

Berk

"Yapmayın bunu"

İki eli ile kafasını tuttu ve önüne eğildi.

Ayağa kalktım ve yanına oturup iki elini tuttum.

Açelya

"Berk, izin ver seni tedavi edelim sonrasında annenin yanına götürelim hasret giderin ama istersen en kısa sürede seni annen ile görüştürürüm"

Başını iki yana olumsuz bir şekilde salladı.

Berk

"Hayır şimdi olmaz, beni bu halde görüp iyice üzülmesin"

Ağlamaya başladı.

Açelya

"İzim ver Berk, seni kurtarayım bu bataklıktan, güven kendine annen için yap bunu!"

Bana baktı ve gözlerimdeki güveni sezmişti, bir kaç saniye baktı gözlerime.

Berk

"Nasıl yapıcaz şuan aklım hâla onda"

Açelya

"Halledicez merak etme, önce seni yakıştırması için hafif dozlu antidepresanlar vericez ondan sonra yavaş yavaş dozları düşüreceğiz yani ilaç tedavisi uygulayacağız, bağımlılık etmeyen ilaçlardan!"

Durup düşünmeye başladı, aklından neler geçtiğini biliyordum içtiği ilaç bana güvenmesini engelliyordu ancak berk bana güvenmek istiyordu..

Açelya

"Annen ve senin iyiliğin için Berk, annenin tekrar üzülmesini istemezsin öyle değilmi?"

Başını salladı.

Berk

"B-beni iyileştirebilirmisiniz'ki"

Açelya

"Tabiki, Berk sen sadece bana güven lütfen bana güven"

Berk

"Tamam o halde k-kabul ediyorum iyileştir beni doktor, çıkar bu bataklıktan, güneşi doğdur üzerime, nefes alabileyim artık.."

Yüzümde istemsizce gülümseme oluştu.

Berk

"S-size sarılabilirmiyim?"

Gözümden düşen damla eşliğinde küçük bir gülümseme oluştu yüzümde.

Kollarımı açtım ve bana sarılmasına yardımcı oldum, başımı başına yaslayarak omzunu okşamaya başladım.

Bazı babalar vardır hayatta, baba demeye şahit isteyen babalar!

Kimileri sevgi göstermez çocuğunu unutur, kimileri ise çocuklarını unutmaz el üstünde tutar.

Sevgi gösteren babalar; çocuklarıyla vakit geçirir, parka götürür, pamuk şeker alır, salıncakta sallar, hâl hatır sorar..

sevgi dolu olan çocuklar için bu anların pek bir kıymeti yoktur ne de olsa alışmışlardır, normal olana.

Ancak babasından sevgi/şefkat görmeyen çocuklar için bu anlar çok kıymetlidir hiç bu anları yaşamamış olmalarına rağmen..

Dışarıda gördükleri baba ve çocukları kıskanırlar hep 'neden bizimde babamla aramız böyle değil?' Diyerek kendilerinde kabahat ararlar!

Halbuki kabahat onların değil babalarınındır..

Ancak bazı babalarında bir suçu yoktur ne de olsa onlarda kendi babalarından ne gördüyse onu öğretmeye çalışmıştır..

"Babasızlık hiç iyileşmez.."

1 gün sonra..

Profesör bölümünde Berk'i bekliyorduk, yanımda Profesör Psikiyatri doktorları duruyordu.

Berk yanında iki görevli ile birlikte geldiğinde ortamızda duran koltuğa oturdu, hocalarıma birlikte karşısına oturduk ve psikoterapi'ye başladık.

Hocalarım Berk ile konuşurken bende not alınması gereken hususları not alıyordum.

Seans yaklaşık bir saat kadar sürmüştü, Berk görevli çalışanlar ile birlikte odadan çıktığında;

Profesör Doktor

"Açelya hocam Berk alt seviye bir bağımlı yani tedavisi kolay olacaktır bu dört ilacı düzenli olarak sabahları aç karna kullansın her hafta psikoterapi'ye devam edeceğiz size güveniyorum"

Açelya

"Sağolun hocam"

Elinde tuttuğu ilaç notunu aldım ve odadan çıkıp ilaç bölümüne gittim.

Antidepresan ilaçların arasından notun üzerinde yazan ilaçları buldum ve kendi bölümüme doğru yol aldım.

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı bölümüne geldiğimde Berk'in odasına gittim ve kapıyı çalarak içeriye girdim.

B

erk sandalyede oturuyordu.

Açelya

"Nasıldı? İyi geldimi?"

Yüzü az da olsa gülüyordu.

Berk

"Vallahi ne yalan söyleyeyim, güzeldi iyi geldi ama şunu itiraf etmeliyimki sizinle daha rahatım"

Gülümsedim.

Açelya

"İyi hissetmiş olmana sevindim, bu ilaçlar seni daha iyi yapacak"

Elimde tuttuğum ilaçları masanın üzerine bıraktım ve bir bardak su ile hepsinden birer adet çıkardım.

Berke içmesi için uzattığımda tereddüt etmeden dirket aldı ve içti.

Bana güveniyordu.

Berk

"Bu ilaçlar beni ne zaman iyileştirir?"

Açelya

"Daha dur yeni başladık, ancak gördüğün o doktorlar senin hızlı bir şekilde izleyeceğini söylüyorlar bu yüzden, iki aydan az diyebiliriz"

Gülümsedi. Acıyla değil, karanlıktan kurtulup aydınlığa kavuşacağı için gülümsedi..

Berk

"Süper o zaman düzeldikten sonra annem ile görüşebilirim değilmi?"

Açelya

"Tabiki, sen düzelir düzelmez ilk işimiz annenin yanına gitmek olacak"

Berk

"Ç-çok sağolun ben size güveniyorum, bana çok kıymetliymişim gibi hissettiriyorsunuz"

Açelya

"Öylesin, sen çok kıymetlisin."

Ayağa kalkıp hızlıca bana sarıldı.

Bende ona sarıldım.

İyileşecek biliyorum, iyileşip buradan mutlu bir şekilde çıkacak ve annesinin yanına gurulu bir şekilde gideceğini biliyorum.

Kolları bedenimi serbest bıraktığında bende çekildim;

Açelya

"Biraz uyu ve kendine gel, iyice dinlen"

Berk başını onaylar gibi yukarı aşağı salladı.

Berk

"Tamam uyuyacağım sayenizde rahat, huzurlu bir uyku çekeceğim"

Gülümsedim.

Berk, yatağına girdi ve pikesini üzerine çekip gözlerini kapattı.

Odadan çıkıp, kapıyı kapattım ve hekim odasına gittim.

Odaya girip arkadaşlarımın karşına oturdum.

Dr.Burak

"Açelya hocam, hayırdır çok mutlusunuz"

Pelin Arslandemir

"Bir habermi aldınız hocam"

Semih Uyar

"Yoksa sizdemi delirdini-"

Derken Ali hoca gülmeye başladı.

Açelya

"Arkadaşlar evet çok mutluyum çünküü, Berk tedaviyi kabul etti."

Dr.Burak

"Şaka yapıyorsun"

Ali Kutay

"Vay be, sevindim."

Semih Uyar

"Ee çok güzel bir haber bu, bende siz artık dayanamayıp delirdiniz sanmıştım"

Son cümlesini derken başını hafifçe etmişti.

Pelin Arslandemir

"Çok mutlu oldum hocam, size güvenmesi çok güzel bir şey"

Açelya

"Hatta bugün ilk psikoterapi'yi bile yaptık, Berki Profesör doktorların yanına götürdüm, psikoterapi yaptılar ve ilaç yazdılar, ilacı verdiğimde sorgulamadan içti bana güvendiğini söyledi"

Dr.Burak

"Bu kadar kısa bir süre içerisinde sana güvenmesi çok özel bir durum"

Açelya

"Öyle"

Doktor arkadaşlarım ile birlikte diğer hastaların dosyalarını inceleyip tedavi süreçlerini gözetledik.

Hekim odasından, doktor arkadaşlarım ile birlikte ayrıldıktan sonra odama gittim, bilgisayarımdan yarın kiminle randevum olduğuna baktım. Nil ile seansımız vardı, bilgisayarı kapattım, askıda asılı olan uzun kabanımı üzerime giyip çantamı aldım ve odadan çıkıp kapıyı kilitledim.

Aracıma binip evimin yolunu tuttum.

Eve vardığımda elimi yüzümü yıkadım, duş almaya üşenmiştim.

Kıyafetlerimi çıkarıp rahat bir şeyler giydikten sonra mutfağa gittim.

Dolaptan sütü alıp cezveye boşalttım, kaynamasını beklerken bardağıma sıcak çikolata tozunu döküp sütün ısınmasını beklemeye koyuldum.

Süt taşacakken hızlıca ocağın altını kapatıp kaynamış sütü bardağa doldurdum, sıcak çikolatamı elime alıp kokusunu içime çektikten sonra balkona çıktım.

Masanın üzerinde duran sigara paketinden bir dal sigara çıkarttım ve kibrit aracılığıyla yaptıktan sonra içime çektim.

Sıcak çikolatamı yudumlarken telefonum çalmaya başladı.

Telefonu elime aldığımda, -BİLİNMEYEN NUMARA- yazıyordu.

Birisi beni gizli arıyordu!

Şaka yapan insanlar diye düşünüp aramayı reddettim.

Telefonu tekrardan masanın üzerine koyacakken yine aradı -BİLİNMEYEN NUMARA- daha fazla zorlamadan telefonu açtım!

Açelya

"Neden durmadan arıyorsunuz? Kimsiniz?"

Diye çıkıştım yabancıya.

Ses gelmedi.

Açelya

"Alo? Oradamısınız? Madem bir şey demeyeceksiniz neden boş boş arıyorsunuz!"

En sonunda yabancıdan ses duyuldu.

Bilinmeyen Numara

"Açelya!"

Açelya

"Kimsin sen ne istiyorsun benden?"

Sesim yükselmişti.

Bilinmeyen Numara

"Ben Can, Can Meva"

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.