تخطٍ إلى المحتوى

Bir Anda

الفصل 2 · قراءة 3 دقيقة

Bir Anda

الفصل 2

Ertelemek

Kendimde en sevmediğim özelliklerden biri, sanırım ertelemek. Özet olarak, direkt yaşamayı erteliyorum diyebilirim.

Aslında boş bir insan da değilim; hobi olarak müzik yaparım, resim çizerim, kitap yazarım... Bu kitap da hobim sonucu oluşan bir eser ve bu kitabın ilk bölümünü yazdıktan yaklaşık dört ay sonra bu bölümü, yani ikinci bölümü yazıyorum. Aslında çok da meşgul değilim ama insan, yapmak istediği şey için o anın doğru zaman olmadığını hissediyor sanırım. Yani ben öyle hissediyorum.

Boş bir anımda "Şarkı mı kaydetsem acaba?" diye düşünürken, "Bugün hiç şarkı kaydetmek için uyanmadım."a geliyorum.

Yaşamayı ertelemek çok lanetli bir şey çünkü zaman geçiyor ve buna karşı yapmamız gereken tek şey anı yaşamak. Ama ben bu duruma bir çözüm bulamıyorum. Anı yaşamam gerektiğinin farkındayken bile erteliyorum hayatı.

Bir de bunun üstüne ölüm farkındalığı eklenince, daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor.

Zamanı ve ölümü erteleyemeyiz ve bu yüzden hayatımızda da ertelemememiz gereken şeyler olmalı. Mesela: özür dilemek, gönül almak, hayatın tadını çıkarmak, hayalleriniz için çabalamak, negatiflerin içinde boğulmamak... gibi.

Gerçekten, insan bir kere zamanın geçtiğinin korkunç farkındalığına vardığı zaman bir daha asla bunu fark etmek istemiyor. Ve anı yaşamak da bunu kamufle ediyor.

Aslında bence bütün hayatımız, sadece ölümün kaçınılmazlığını ve zamanın geçip gittiğini fark etmemek üzere yaptığımız, kendimizi kandırdığımız eylemlerin bütünü.

**************

Bugün çok geç uyanmıştım. Öğlen 13.00 ya da 14.00 gibiydi; tam olarak hatırlamıyorum.

Bilgisayarımı açtım. Kaydetmem gereken şarkılar vardı, onları kaydetmeyi düşündüm.

Kalktım masadan, evin içinde dolaştım biraz. Yemek de yemem gerekiyordu; karnım acıkmıştı.

Arkadaşım Mahmut aradı:

"Akşam çıkalım mı?" diye sordu.

Ben de sadece,

"Tamam, haberleşiriz." deyip geçiştirdim.

Odama geri geldim.

Kitaplığımda okumam gereken birikmiş kitaplarım vardı, onları okuyup düzenlemem gerekiyordu.

“Yatmadan önce hallederim,” dedim kendi kendime.

Arkadaş grubumuzla bir tatil planı yapmıştık. Her şey hazırdı, ayarlanmıştı; sadece günü belli değildi.

“Akşam onu da konuşuruz.” dedik.

"Dizi mi izlesem acaba?" diye oturdum bilgisayar başına. Yeni çıkan şarkılara göz gezdirdim, birkaç tanesini dinledim.

Sonra gözüme altyapılar çarptı. “Altyapı dinleyip söz mü yazsam acaba?” diye düşündüm.

Birden fazla sekmede altyapı açıp tek tek dinlemeye başladım.

Hepsini dinledim ama ilham gelmedi.

Bıraktım.

Aldım defterimi. “Biraz çizim yapayım.” dedim.

Birkaç karalama yaptım ama onlar da bir sonuca ulaşmadı.

Zaten saat 17.00 olmuştu.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

Dışarı çıktım, mahallede tur atmak için.

"Hard Rock" adında çok Anadolu kokan bir kahvehane vardı.

Bir gün sormuştum: "Adı neden Hard Rock?"

Amcanın biri,

"Kaya gibi sertiz de ondan evladım,"

demişti.

O an anlamıştım; vizyonuma yön verecek bir yer olurdu burası.

Ara sıra gider çay içer, dedelerle okey, batak oynar, binbir çeşit anı dinlerdim.

Ağaçtan balık kurtarma anısından tut, köyde yapılan rock festivalinde boynunu sakatlayan amcaya kadar...

Hard Rock’un önünden geçerken selam verdim Kamil Abi’ye.

Kamil Abi, kahvenin sahibiydi.

Salona atari koymak gibi bir fikri vardı, bana da yatırım yapmam için teklif sunmuştu.

Ben teklifi kabul etmedim ama fikrini her zaman destekledim.

Yokuşun solunda "Bakkal Market" vardı.

İçeri girdim, birkaç bir şey aldım yerim diye.

Geri eve dönerken, Kamil Abi çok ısrar etti. Hard Rock’a oturdum.

Bir çay içtim.

Salona DJ tutmayı planlıyormuş, bu fikrinden bahsetti bana.

Ben de çok samimi bir şekilde,

"Abi, bi siktir git ya,"

dedim.

Tabii ben böyle deyince adam dondu kaldı ama sonra ona da saçma geldi kendi fikri.

Kalktım. Eve doğru giderken yoldan sirenleri açık bir ambulans geçti.

Herkes baktı tabii:

"Hayırdır inşallah, noldu? Birisi mi öldü acaba?" diyerek.

Eve geldim. Aldıklarımı koydum mutfağa.

Saat 21.18 olmuştu.

Telefonu evde bırakmıştım. Mahmut aramış ama geri aramadım.

Yattım yatağa, tavanı izledim biraz, hayatı sorguladım.

Gelecek planları kurdum biraz, "Yarın ne yapsam?" diye düşündüm.

Saat 04.48.

Uyuyakalmışım.

O şarkılar hiç kaydedilmedi.

O yemek hiç yenmedi.

O kitaplar hiç okunmadı.

Diziler izlenmedi.

Şarkılar yazılmadı.

Resimler çizilmedi.

Dışarı çıkılmadı.

Ve o tatil asla yapılmadı.

Hayatımdan bir gün daha eksilmiş oldu ve ben geriye dönemiyorum.

Zamanı tutamıyorum.

Ve bir gün, belki de yarın, hayatımda bir gün daha hiçbir şey yapmadan ölmüş olacağım.

Gerçekten böyle mi ölmek isterdim?

Son günümde hiçbir şey yapmadan?..

Her yeni günü iyi değerlendirmek lazım.

Bunu fark etmiştim bu gece.

Geri yattım.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.