تخطٍ إلى المحتوى

Aşk

الفصل 1 · قراءة 2 دقيقة

Aşk

الفصل 1

Bölüm: İstenmeyen Ortaklık

Okulun tozlu kütüphanesi, dışarıdaki sağanak yağmurun sesiyle yankılanıyordu. Eylül, masanın üzerindeki kalın tarih kitabına o kadar sert bakıyordu ki, bakışlarıyla kağıdı tutuşturabileceğine yemin edebilirdi. Ama asıl öfkesi kitaba değil, tam karşısında, sandalyesine yayılmış bir şekilde oturan kişiyeydi.

Kerem, elindeki kalemi parmaklarının arasında çevirirken ukala bir tavırla gülümsedi. "Eylül, eğer dişlerini biraz daha sıkarsan kırılacaklar," dedi sesi kışkırtıcı bir sakinlikle. "Ve inan bana, seninle dişçi randevularına gidecek kadar vaktim yok."

Eylül kalemini masaya bıraktı ve öne doğru eğildi. Gözlerinde şimşekler çakıyordu. "Vaktin mi yok? Tek yaptığın şey antrenman çıkışında aynaya bakıp kaslarını saymak Kerem! Bu proje benim için hayati önem taşıyor ve senin o umursamaz tavırların yüzünden notumun düşmesine izin vermeyeceğim."

Kerem’in gülümsemesi yavaşça silindi, gözlerinde ciddiyetten ziyade bir meydan okuma belirdi. Sandalyesini masaya yaklaştırdı, aralarındaki mesafe sadece birkaç santimdi. Eylül, onun ferah parfümünün kokusunu alabiliyordu ama bu şu an için sadece sinirlerini bozuyordu.

"Bak buraya küçük hanım," diye fısıldadı Kerem. Sesi artık daha derindi. "Senden nefret ettiğim kadar kimseden nefret etmiyorum. Seninle bu masada oturuyor olmamın tek sebebi, babamın notlarım düzelmezse altımdaki arabayı alacak olması. Yani emin ol, ben de burada senin asık suratını izlemek yerine herhangi bir yerde olmayı tercih ederdim."

Eylül bir an duraksadı. Aralarındaki bu nefret yeni değildi; ortaokuldan beri birbirlerinin hayatını cehenneme çevirmek için her fırsatı değerlendirmişlerdi. Kerem onun en sevdiği projeyi mahvetmiş, Eylül ise Kerem’in okul takımı kaptanlığını tehlikeye atacak o raporu yazmıştı. Onlar iki zıt kutuptu; biri düzen ve disiplin, diğeri ise kaos ve özgürlüktü.

"Güzel," dedi Eylül, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "O zaman anlaşalım. Sadece işimizi yapacağız. Konuşmak yok, şaka yok, birbirimizin yüzüne bakmak bile yok. Sadece bu lanet projeyi bitirip birbirimizden kurtulacağız."

Kerem bir süre Eylül'ün kararlı gözlerine baktı. Normalde olsa bir espri patlatır veya onu daha çok sinirlendirecek bir şey yapardı ama Eylül’ün gözlerindeki o tuhaf, yorgun ifadeyi ilk kez fark etmişti. Bir an için içindeki o alaycı ses sustu.

"Anlaştık," dedi Kerem, elini uzatarak. "Ateşkes."

Eylül, onun uzattığı ele şüpheyle baktı. Sanki elini tutarsa bir elektrik çarpmasına kapılacakmış gibi hissediyordu. Yavaşça elini uzattı ve parmakları birbirine değdiğinde, ikisi de o anı isimlendiremedikleri bir ürperti hissettiler. Bu bir düşmanlığın sonu değil, belki de çok daha karmaşık bir şeyin başlangıcıydı.

Tam o sırada kütüphanenin ışıkları bir an dalgalandı ve söndü. Dışarıdaki gök gürültüsü binayı titretirken, zifiri karanlıkta sadece birbirlerinin hızlı nefes alışverişlerini duyabiliyorlardı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.