merhaba umarım hepiniz iyisinizdir. biliyorsunuz ki olan deprem yüzünden çok can kaybettik kaybımız çok büyük benimde akrabalarımın çoğundan haber alınamıyor üzüntüyle kalbimizdeki acıyla içimizdeki endişe ile bir haber bekliyoruz. biliyorsunuzki ülkece yastayız ve bende gerçekten kendimi hiç iyi hissetmiyorum bir an bile gülsem kendimden utanıyorum evde sıcak yatağımda yatarken içim sızlıyor bu nedenlerden dolayı bu bölümden başka bölüm gelmiycek fakat bu olaylar bittikten sonra içimizde ne kadar acı kalsada yastan çıktıktan sonra bölümler düzenli olarak her hafta gelecek. lütfen kendinize bu süreçte dikkat edin deprem bölgesindekiler evlerden uzak dursunlar yapılardan uzak kalsınlar. Sağlıkla kalın. GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM
......................................................................................
Kapı açılmıştı ama hiç ummadıkları bir yere " burasıda neresi böyle " kapının açıldığı yerde rengarenk ışıklar, büyük hatta kocaman oyuncaklar vardı ve bir yerlerden müzik sesi geliyordu. Daha fazla durmadan hemen o kutunun içinden çıktılar. " burada ne yapacağız " dedi kızıl. Gözlüklü etrafa göz gezdirdi burada o kutudaki gibi güneş ışığı yoktu etraf gıri duvarlarla kaplıydı onlar... onlar kurtulamamışlardı başka bir cehennemin içine gelmişlerdi bunu hissediyordu. "Bilmiyorum ama çıkış yolunu bulmamız lazım " dedi gözlüklü bir çıkış yolu varmı bilmeden. " hadi yürüyün daha fazla burda duramayız " dedi kıvırcık haklıydı daha ne kadar burada durup öylece bakabilirlerdiki burada durup öylece bakmak hiçbir işlerine yaramayacaktı. "Evet aptal aptal bakmayı bırakın ve yürüyün " dedi dövmeli. Gözlüklü gözlerini devirip önden yavaş adımlarla yürümeye başladı. Temkinliydi sanki her an bir yerden bir şey çıkabilirmiş gibi dikkatle yürüyordu. Diğerleride arkasından gelmeye başladı ve bir gurultu sesi duyuldu içlerinden birinin karnı guruldamıştı ve bu dövmeliden başkası değildi.
"Biriniz bana yemek bulsun acıktım" dedi dövmeli ne kadar salaktı burada yemeği nereden bulabilirlerdi " çok biliyorsan gitte kendin bul " diyerek sitem etti gözlüklü. Dövmeli ona tek kaşını kaldırarak baktı sanki çok büyük birşey yapmıştı ve o da buna nasıl cesaret ettiğini sorgular gibi bakıyordu. Kendini ne sanıyordu bu mankafa! Onu umursamadan önüne döndü fakat yanağına gelen şiddetli yumrukla odak noktası yine dövmeli oldu. Ona yumruk atmıştı. Dövmeli büyük bir hırsla ve öfkeyle gözlüklüye bakıyordu. Dövmeli bir hamle daha yapacağı sırada gözlüklü tuttu ve elini ters çevirip diğer eliyle ona yumruk attı "hii" diye bir ses çıktı bu kızılın sesiydi dehşet içerisinde onlara bakıyordu " hakketti " diye bir ses duyuldu ardından bu kıvırcığın sesiydi ve sanki gozlüklünün attığı yumrukla içine su serpilmiş gibiydi. Gözlüklü önündeki salağa geri döndü ve kolundan tuttuğu gibi fırlattı. Dövmeli yere düşmüştü ve açılmış gözlerle gozlüklüye bakıyordu yumruk yediği elmacık kemiği kızarmıştı. " devam edin" diyip yürümeye devam etti gözlüklü kızlar da arkasından geliyordu.
Birden bile gözlüklünün kulakları çınlamaya başı dönmeye başladı.
Gözlüklü yere çökmek zorunda kalmıştı bir adım dahi atamıyordu. O sırada yanına birinin geldiğini hissetti bu kişi kızıldı. Gozluklunün çınlaması arttı ve gözünün önüne başka şeyler gelmeye başladı. İlk önce bir kadın geldi kucağında ise bir çocuk vardı "Victorr hayatım hadi gel kahvaltı hazır" diye bağırdı içeri doğru Victor ise yüzündeki tebessümle " geliyorum hayatımm" diye bağırıp koltuktan kalktı
Victor.. Victor,Victor, Victor bu onun ismimiydi onu çağıran kişi onun eşimiydi peki ya kadının kucağındaki bebek kendi çocuğumuydu. Bu soruların kafasının içinde dönüyordu ama tek bir sorunun cevabından emindi. Onun ismi Victordu. "İyimisin iyimisin cevap ver " diyerek kendini sarsıyordu biri Victor transtan çıkmış gibi irkildi ve " iyiyim " diyerek ayağa kalktı. Ne kulağındaki çınlama nede baş dönmesi kalmıştı. Kafasının içinde dönen tek bir şey vardı oda ismiydi " Victor " diye mırıldandı " Ne o da kim " diye merakla sordu kızıl. " Benim, Victor benim ismim" diyerek cevap verdi " Ne nasıl sen ismini hatırlıyormusun" diye sordu kızıl şaşkın görünüyordu " Hayır hatırlamıyordum yani az önceye kadar" dedi Victor. "Sen... yoksa sen hainmisin" diye konuşarak yakasına yapıştı biri bu biri tabikide dòvmeliydi tam gözlüklü bir hamle yapacaktı ki dövmeliyi biri ensesinden tutarak geriye çekti bu kişi kıvırcıktı hepsi şaşkınlıkla kıvırcığa bakıyordu fakat kıvırcık onları umursamadı eli ensesinden yakasına doğru düştü ve bir hışımla dòvmeliyi yakasından çekerek yüzüne yaklaştırdı.
"Bir daha bir karmaşa çıkarmayacaksın duydunmu beni! " Diye bağırdı her kelimesinde dövmeliyi biraz daha şiddetli sarsıyordu " duydunmu!" Diye bağırarak bir daha sordu kıvırcık dövmelinin gözlerinde tedirginlik vardı " t-tamam" diyerek onayladı kıvırcığı. Onun sesimi titremişti bukadarmı korkmuştu bu salak herif diye geçirdi içinden Victor. " Bu sefer gerçekten yürüyün yoksa birinizi öldurücem" diyerek hızlı adımlarla yürümeye başladı kavırcık. Kızılda hemen onun yanında yürümeye başladı. Victor arkasındaki dövmeliye son bir bakış atıp yürümeye başladı. Her yer oyuncaklar ile doluydu. Işık artık gözlerini almıyordu ve müzik sesine artık alışmıştı. Tam o sırada kızılın sesi yükseldi " şuradaki şey ne" diye bir soru yöneltti. Parmağıyla gösterdiği yere baktı ev gibiydi fakat çatısı yoktu üstünde kocaman büfe yazan bir tabela vardı. " hadi oraya gidiyoruz " diyerek adımlarını oraya doğru yöneltti kıvırcık Kızılda onun yanında oraya doğru yürüyordu Victor tedirginlikle " ya orada birşey varsa " diye sordu . Kızıl ona döndü ve " görmeden bilemeyiz " dedi.haklıydı görmeden bilemezlerdi oraya doğru yürüdüler büfe yazan tabela ışıl ışıl parlıyordu. Oraya vardılar kapı vardı onu açmaları gerekirdi. Victor centilmen bir şekilde öne geçti. Tehlikeli bir durum olursa kızların önde kalmasını istemezdi. Elini tedirgince kapı koluna attı ve etrafındaki insanlara baktı hepsinin gözünde ufak endişe parıltıları vardı dövmelinin bile baktı, baktı ve en sonunda kapı kolunu indirdi . Kapı kulakları tırmalayan bir gıcırdama ile açıldı