تخطٍ إلى المحتوى

Almost, always

الفصل 2 · قراءة 5 دقيقة

Almost, always

الفصل 2

2. Bölüm

SELAMLAR BEBEKLERİM💞💞 HIZLICA GEÇSEK Mİ??? (perşembe bölüm yok suan attığım için...) nasılsınız? Kötüyseniz inşallah bende moral bulursunuz 💞İnstagram- @/alyminq HATIRLATMA!!- Bölümler saat 20.00 da yayınlanacak. çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günü yayınlamayı düşünüyorum 💞 (AKSİLİK ÇIKMAZSA!) ______________________________________________Sabah Üvey annemin beni uyandırmasıyla başladım. Hızlıca tuvalete gidip yüzümü yıkayıp kendime geldim. Bugün için aslında çok heyecanlıydım. Kıyafetlerimi giydikten sonra saçımı taradım. Saçımı tam tararken içeri Abim girdi.Bir süre bana doğru baktı. Yutkunduktan sonra "2 dakika." dedi ve kapıyı hızla kapattı. Onun için endişeleniyorum her ne kadar bana iyi davranmasada.Hemen çantamı alıp aşağı indim. Kimseye selam vermeden arabaya koştum. Billy arabanın içinde beni bekliyordu max ise arka koltukta oturuyordu. Ön koltuğa oturduktan sonra harakete geçti araba. Billy bir taraftan arabayı sürerken bir taraftan kuralları sayıyordu. "Birincisi zil çaldıktan sonra 10 dakika içinde arabaya gelmeyen eve yürümek zorunda kalır. Eğer benim takılma dediğim kişiyle takıldığınızı görürsem evde yaşanacaklardan ben sorumlu değilim." dedi. Sadece kafa salladım ve gözümü kapatıp okula gelmeyi bekledim. Bir süre sonra okula geldik. Billy arabayı park ettikten sonra havalı bir şekilde arabadan çıktı. Herkesin bir anda bize kitlendi. Billy önden giderken Max'i kenara çektim. "istediğin kişiyle konuş ama abime belli etme sorarsa okul ödevi diye yalan falan söyle tamam mı?" dedim. Kafasını doğru sallayıp okula doğru yöneldi. Derin bi nefes alıp bende okula doğru yöneldim. Bir kaç kişi bana bakıp konuşmaya başladı daha girer girmez. Hemen kendi sınıfıma gittim.Sırama çantamı bıraktıktan sonra hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladım. O sırada bir kaç kişi yanıma geldi. Bunlardan biri Chrissydi yanındaüç tane kız vardı onların amigo olduğuna bahse girerim. "Kızlar bu Astra Hargrove, Astra bunlarda bizim kızlar." dedi.Hepsiyle selamlaştım ve beni bir anda soru yağmuruna soktular. Bunlardan bazıları "Californiadan neden geldin?" "abinin sevdiği veya sevgilisi var mı?" "Abinle aranızda kaç yaş var?" "hobilerin neler? Amigoda eksik var gelmek istermiydin?" gibi sorulardı. Biz bunları konuştuktan biraz sonra öğretmen geldiği için yerimize oturduk. Herkesin bakışlarını üzerimde hissediyordum. Dersi pür dikkat dinledim. Zaten Californiada da aynı şekilde kafamı derslerle bozmuştum. Lisedeki davranışlarım hem şuanki hayatımı hemde bir kaç sene sonraki hayatımı ve belki çocuklarımın hayatını bile etkiliyor olabilir. Çok şükür teneffüs olmuştu. Sonraki ders farklı bir ders olduğu için kitapları alıp dolabıma gittim. Chrissy yanıma geldi ve "Bu akşam maç var, izlemek ister misin?" dedi. Gülümsedim "Aslında ders çalışmam lazım ama bu teklife hayır diyemem." dedim. Rahatlamış gibiydi. "ama abimin yanına gidip söylemem lazım tabiiki." dedim. Kafasını salladı ve " İstersen seni abinin yanına götürürüm." dedi. Teşekkür ettikten sonra abimin yanına doğru gitmeye başladık giderken karşımıza çıkan herkesi anlatmaya başladı. Tam abimin yanına sınıfına girerken kapıdan çıkan bir kız ile çarpıştım. " Özür dilerim benim hatam." kafasını salladı " sorun değil Hargrove." dedi. Kaşımı çatıp kızın gittiği yöne doğru baktım. Daha bir kaç saat önce gelmiştim nasıl ismim bu kadar yayıldı ki? "Billy bi gelebilir misin?" dedim kafamı kapıdan çıkararak. "Wow Hargrove, kardeşin çok güzelmiş." dedi birisi. Tam göz devirirken birisi ile göz göze geldim. Saçları çok güzeldi. Benim ona baktığımı görünce arkadaşlarına yeniden döndü. Billy yanıma sinirli sinirli geldi. Kolumdan sertçe tutup bir köşeye çekti. "Kural üç sınıfıma gelme. Neden geldin." dedi. "Bu akşam maç varmış, bende izlemek istiyorum açıkçası olur mu?" ilk bir gözüme baktı. "Hangi çocuk çağırdı seni?" dedi. Gözümle Chrissy'i gösterdim. Chrissy'i süzdükten sonra kafa salladı. "sırf maçta bende oynuycam diye izin veriyorum. Şimdi git." dedi kolumu bir hışımla bırakarak sınıfa geri döndü. Bende hızlıca Chrissy'nin yanına gittim. "Garip bir şekilde evet dedi." dedim kafamı yavaşça sallayarak. "Şimdiki hedef seni amigo yapmak." dedi. Yüzüne ilk bir ters ters bakınca kahkaha atarak "Şaka canım şaka." dedi. ***Öğlen yemeği vakiti gelmişti. Herkes kendi masasındaydı. Chrissy bana doğru "Hargrove hadi gel!" dedi. Tam o sırada güzel saçlı çocuk bana doğru baktı ve gülümsedi. Kafamı sallayarak gülümsedim ve chrissylerin yanına ilerledim. "Selam." dedim hafif bir gülümsemeyle. Kızlardan biri "Ooo bayan Hargrove, bayan harrington olma yolunda ilerliyosun sanırım." dedi gülerek. "Nasıl yani?" dedim kaşımı çatarak. Chrissy "Steve seni süze süze bitiremedi artık radarında sende varsın galiba." dedi kahkaha atarak.  "Şu saçı güzel olan çocuk mu?" dedi. Kafa  salladı ve "Tam olarak o çocuk." dedi. Kafamı salladım "Onunla işim olmaz. Ben onun arabasına bilen gerizekalı kızlardan biri ölsem olmam." dedim. "o öyle düşünmüyo sanırım haberin olsun. Bir kaç güne seni yatağa atmaya çalışır." dedi."Gerçek beni görürse arkasına bakmadan uzaklaşır." dedim yemeğimle oynayarak. "Onun için dış özellik yeterli zaten." kızlar kendi kendine gülerken arkama dönüp ona doğru baktım. Arkadaşlarıyla gülüşüyordu. Tam o sırada üzerinde "Hellfire Club" tişörtlü birsi elindeki dergiyi masaya fırlattı ve bir hamlede yemek masasının üzerine çıktı. Kollarını iki yana açarak bağırdı. "Şeytan Amerika'ya geldi!"Aşağıdaki öğrencilere bakarak abartılı bir yüz ifadesi yaptı. "Gördünüz mü? Bizim hakkımızda böyle diyorlar. Biz canavarlarız! Biz kötüleriz!"Masanın üzerinde yürümeye başladı, sporcuların masasını işaret etti."Bakın onlara... Toplumun sarsılmaz direkleri. Geleceğin liderleri!" Sonra durup kendi masasına döndü. "Ama biz kimiz? Biz 'ucubeleriz'. Çünkü biz zamanımızı bir zindanda hayali canavarları avlayarak geçirmeyi, bir topu fileye sokmaya tercih ediyoruz."Masanın ucuna kadar gidip hafif uzun saçlı küçük olduğunu tahmin ettiğim çocuğa baktı, yüzünde bir gülümseme belirdi. "Mesele şu ki; biz dışlananlarız. Buraya ait olmayanlarız. Ama Hellfire Club’da olduğumuz sürece yalnız kalmak zorunda değiliz. Biz bir aileyiz."Sonra sesini hafifçe alçaltarak ekledi: "Sanırım sonunda benim yılım olacak Henderson. Sonunda benim yılım."Dilini çıkarıp eliyle "rock" işareti yaptı ve masadan aşağı atladı.Çocuk gayet anlamlı konuşmuştu ama kızlar beğenmemiş olucak gibi aralarında konuşup gülüştüler. Bir kişi dışında, Chrissy İlk günden arkadaşsız kalmamak için hiç bir şey demedim. Bu sene 11. Sınıf olduğum başıma iş açmak istemiyorum açıkçası. Masadan kalkınca Chrissy "Astra bu kadar mı yiyeceksin?" dedi. "Ben çok yiyemiyorum. Biraz hava almaya ihtiyacım var. Sonra görüşürüz." dedim. Ben kalktığımda yanıma masaya çıkan çocuk geldi. "Kas yapıp salak kalanın kız kardeşi nasılmış bakalım?" kaşlarımı çattım "Tanışıyor muyuz?" dedim. Olumsuz anlamada kafasını salladı. "Ee niye yanıma geldin şimdi?" dedim. "Seninle benim karaterimiz aynı sayılabilir. Buna eminim." kaşlarımı olumsuz anlamında kaşımı kaldırdım "Hiç sanmıyorum." dedim. "Bunu zaman gösterecek. Seni kulübüme bekliyorum." diyip gözünü kırptı. Hâlâ iyi bir insan olduğunu düşünüyorum açıkçası. Billy hemen yanıma geldi. "Ne dedi bu ucube sana?" dedi. "Hiç, beni ekibine çağırdı." olumsuz anlamda kafasını salladı. "Girmiyceksin, hatta seninle konuşmuycak bile." dedi. Omuz silktim "Tamam." dedim. Tam gidecekken kolumdan tuttu. "Beni geçiştirme Astra. Beni germe, seni gererim." kafamı salladım ve gittim. ______________________________________________BÖLÜMÜ SONU YORUM KÖŞESİ!!!

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.