تخطٍ إلى المحتوى

AETHER

الفصل 10 · قراءة 2 دقيقة

AETHER

الفصل 10

GÜNLÜK HAYAT

### Sınav Salonu: Çatlak Kontrolü

Saat 10:00’da amfinin kapıları açıldı. Salih, Hüseyin’in üç sıra arkasına oturdu. Sınav kağıdı önüne geldiğinde hiçbir soruyu bilmediğini fark etti. Turnuvadan elenmemek için bu sınavı geçmek zorundaydı.

Önündeki çocuğun kağıdı tamamen açıktı. Selahattin öne doğru eğildi, cevap şıklarını hafızasına kazıdı. Tam o sırada gözetmen hoca aniden arkasını döndü ve Salih ile göz göze geldi.

"Salih, önüne bak evladım!" diye uyardı hoca sert bir sesle.

Salih panikle arkasına yaslandı, hoca ona doğru yürümeye başlıyordu. Salih gözlerini kapattı, midesindeki krampı göze alarak alkış yaparak zamanı geri sardı: *"3 saniye geri sar."*

***Tık.*** Gözlerini açtı. Hoca hala arkası dönük şekilde amfinin en arkasındaki öğrenciye imza attırıyordu. Salih'in genzinden yukarıya o yoğun demir tadı yükseldi, şakakları zorlandı ama çaktırmadan burnuna mendili bastırıp sızan kanı sildi. Hemen önündeki kağıttan aklında kalan şıkları kendi kağıdına tıkır tıkır işaretlemeye başladı. Bu gizli kopya operasyonunu tamamen tek başına yürütüyordu, şimdilik kimseye bahsetmeyecekti.

### Sınav Çıkışı: Kantindeki Dehşet ve Şaşkınlık

Sınav bittiğinde ekip kantindeki o her zamanki masada toplandı. Herkesin yüzü kireç gibiydi, herkesin üzerinde sınav stresinden çok daha büyük bir ağırlık vardı. Çaylar söylendi ama kimse dokunmadı.

**Hüseyin:** (Sesini olabildiğince kısarak masaya doğru eğildi) "WhatsApp'ta konuştuklarımız... Hepsi gerçek. Sabah evde denedim. Zamanı durdurabiliyorum ama kafam çatlayacak gibi oluyor."

**Nehir:** "Ben de... Az önce sınav salonunun önünde bir çocuğun düşeceğini gördüm. Saniyeler sonra düştü. Ama beynim eriyor sanki."

**Cansu:** (Sağ elinin işaret parmağını masanın altında gizleyerek konuştu) "Ben sabah laboratuvarda yalnızken parmağımla duvara doğru denedim. O baskı geri geldi, duvarda küçük bir delik açtım. Ama kolum hala uyuşuk, felç gibi hissediyorum."

**Enes:** "Ben de nesnelerin içinden geçebiliyorum ama ciğerlerim mahvoldu. İklim, sende durumlar ne?"

**İklim:** "Yataktan kalkarken aceleyle kütüphaneyi düşündüm, gözümü bir açtım yurdun bahçesindeyim. Kollarım hala morarmadı ama sızısı duruyor."

Salih çayından sakin bir yudum aldı. Herkes kendi gücünü anlatırken onun saklamasının bir anlamı kalmamıştı zaten. Öne doğru eğildi.

**Salih:** "Ben de az önce sınavda kullandım," dedi fısıltıyla. "Hoca beni kopya çekerken yakalamak üzereydi. Zamanı 3 saniye geri aldım. Hoca daha bana dönmemiş oldu, ben de yırttım. Ama midem hala düğüm düğüm, burnumun kanamasını zor durdurdum."

Herkes şaşkınlıkla Salih'e baktı. Demek ki güçler sadece hayatta kalma anlarında değil, en basit kişisel çıkarlar için bile tetiklenebiliyordu. Ancak bu durum hepsini daha çok korkuttu.

**Muhammet**, MSÜ üniformasının yakasını düzeltti. Gözlerindeki o parlak mavi ışık anlık olarak yanıp söndü. Masadaki herkes irkilerek Muhammet’in gözlerine baktı.

**Muhammet:** "Sakin olun," dedi fısıltıyla. "O yaratıklar bir haftadır yok çünkü o kız bizi sakladı. Ama güçlerimizi böyle fütursuzca, sınavda ya da evde her kullandığımızda, yaydığımız o mor frekans yerin altındaki o Kırıkları buraya çağırıyor. Kendinizi sınırlamak zorundasınız. Çünkü bu bir haftalık sessizlik, fırtınadan önceki o son güzel hava."

Salih cebindeki kanlı mendili iyice sıktı. Sınavı geçmek için zamanı bükmüştü ama Muhammet'in dedikleri doğruysa, yaydığı o frekansla canavarları kendi eliyle buraya davet etmişti.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.