تخطٍ إلى المحتوى

19

الفصل 1 · قراءة 2 دقيقة

19

الفصل 1

1. Bölüm

Öncelikle selamlar. Bunu Y ve E'den başka kimse okumayacak fakat anlatılanların yaşadığım şeylerden ilham alınarak yazıldığını söyleyerek başlamak isterim. Keyifli okumalar.

Sonunda iki yıldır emek verdiğim ve asla geçmek bilmeyen sınav dönemim bitti ve hayır üniversitesiye hazırlık değil liseye hazırlıktı ve evet benim değil ailemin isteğiyle olan bir çalışmaydı. Sonuçlar açıklandı ve iki yıllık çalışmaya pek değmeyecek ama o iki yılı benim gibi birisi harcadığı için de iki yıl için fazla olacak bir okula yerleştim. Şehirdeki iki üniversiteden -özel olanları saymazsak tabi- en bilindiğinin yolunda ve şehir hastanesine beş dakikalık yürüme mesafesinde olan bir okul olmasına rağmen bir imam-hatip iki meslek lisesiyle komşu olan ancak bahçesi kocaman olan etrafında hastane dışında hiçbir halt olmayan bir yer gelmişti. Böyle bir konuma sahip bir okul nasıl olurda büyük şehirlerden birinin ilk on okulunun içinde olur aklım almıyor. Bir alt okul ve bir üst okul dahi çok işlek yerlerdeyken bu neden buradaydı ki? Okulun açılmasına yaklaşık birkaç hafta vardı ne gittiğim okuldan ne de dershanemizden hiç kimse bu okulda değildi. Yani biraz iddialı oldu sanırım aslında vardı birkaç kişi de... Her neyse duyduklarıma göre de hocaları çok yaşlıymış. Bu okulda ne konum ne hoca hiçbir şey yokken nasıl bu kadar üst sırada olabiliyor asla anlamış değilim. Okula olan nefretim bittiğine göre biraz da stalka başlayayım dedim. Önce Instagram sayfasına daha sonra kadrosuna bakıp hocaların Instagram hesabına baktım da işte yaşlılar diye boşuna denemiştimya nerdeyse hiçbirinin yok. Bu saçmalıklara vakit ayırırken mutfaktan seslenen annemin sesini duydum. Yemeğe çağırıyorlarmış. Yemeği zehir etmeyi her zaman başarıyorlardı. Geçen yazın konusu çıktığım çocuk bu yazın konusuysa kazandığım ücra köşedeki okul... Bakalım seneye ne çıkacak. Onlarla en az muhattap olacağım şekli düşünerek kulaklığını yanıma alıp gitmiştim fakat kendilerince yaptıkları sürprizde okulu görmeye gideceğimizi ve hazırlanmam gerektiğini bunun içinse otuz dakikam olduğunu söylediler. Otuz dakika boyunca ne için hazırlanacaktım? İki üç yaşlılıktan gözü görmeyen insanı görmeye giderken ne yapmamı bekliyorlardı anlamıyorum. Bunlar bir kenara dursun hemen gidip gelmek için bu yaz sıcağında simsiyah giyinmiştim çünkü vücudumdaki her renk onlar için itibarsızlıktı, soytarılıktı. Bu renk ister giysi ister yaptıklarım olsun her zaman suçlanıyordu. Ben de onların yanında renklerini gizlerdim hep. Annem biraz iyi kalpliydi ama hiçbir zaman oğlu kadar değerli görmemişti beni. Ne yaparsam yapayım, nasıl olursam olayım abim her zaman benden daha değerli olmuştur onun gözünde. Ki bu hayatta en çok istediğim şeydi onun en değerlisi olmak. Babama gelecek olursak onu ben de tanımıyorum aslında. Sürekli işte ve geldiğinde de genelde çok sohbetimiz olmaz. Benim üzerimde maddiyat hariç hiçbir emeği yok ki maddiyatı da tartışılır aslında. Onun da en sevdiği benim, yani abimden çok seviyormuş beni de o sevgiyi asla göremedim. İşte bizim aile. Sanırım bu yüzdendir ki hocalar annem babam gibi olurdu hep geçen senelerde.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.