(Dızzzz)
Alarmımın sesini duyar duymaz yatağımdan kalktım.Saat 8'i geçiyordu.Ve bugün o gündü...
Kankam Derin'in doğum günü.
Daha hediyeyi almamıştım ve doğum günü 10'daydı.Ve alış veriş merkezine gitmeliydim...
Hemen dolabımı açıp üstüme kırmızı çiçekli bir elbise geçirdim.Kırmızı şapkamı da geçirip çantamı aldım.Üstüme ince krem rengi bir hırka giyip evden çıktım. Saçlarımı yapmamıştım,çünkü vaktim yoktu.Ara sokaklardan geçtikten sonra bir caddeye girdim.50 metre kadar yürüdükten sonra otobüs durağına oturdum.Oturur oturmaz telefonum çalmaya başladı.Çantamdaki telefonu aldığımda büyük harflerle "DERİN" ismini gördüm.Telefonu açtığımda telefonu yorgun bir sesle Derin açtı.
"Kanka,geliyosun değil mi?"
"Tabiki geliyorum kaçırır mıyım."
Küçük bir kahkaha sesi geldi.
"Neyse,benim şuan bi işim var onu halledip geleceğim."
Dedim belli etmemeye çalışarak.Sonra telefonu kapattım ve beklemeye başladım.Neyseki otobüs 5 dakika sonra geldi.Otobüse biner binmez kalkan bir kadının yerine oturdum.Çantamdan tokamı çıkarıp saçımı toplamaya başladım...
7 durak sonra indim.2 sokak geçtiğimde alış veriş merkezinin önündeydim.Girip bir şeyler bakmaya başladım.Bir elbisenin yanında durduğumda yanımdan siyah saçlı, yeşil gözlü, maskeli ve simsiyah giyinmiş bir adam geçti. Geçtikten bir kaç saniye durup gözlerini bana dikti.Gerçekten korkmuştum sonuçta hırsız olmama ihtimali %20'ydi.Ah tanrım bula bula beni mi bulmuştu bu hırsız?İnşallah hırsız değildir diye içimden geçirirken bir yandan da içimden bildiğim bütün duaları okuyordum.Adam bana doğru geldiğinde ismimi mırıldanıyordu.
"Tuğçe kaçma,Tuğçe kaçma"
Derken elim ve vücudum titriyordu.Etrafımızda kimse yoktu.Yardım alabileceğim kimse. Bende hemen mağzadan çıkıp bir kafeye girdim.Orada biraz durup sütlü kahve içtim.Kendime geldiğimde dışarı çıkıp hemen bir elbise aldım ve hemen alış verış merkezinden ayrıldım.Korkumdan otobüs bekleyecek halim yoktu.Onun için yoldan geçen bir taksiye bindim.Saat 10'a 20 vardı.Ve Derin'e hazırlıklara yardım edicektimBunun için hemen taksiciye yolu tarif edip telefonumu cebimden çıkarttım.Arkama yaslanıp telefonuma baktığımda yeni bir mesaj gelmişti.Whatsapp'a tıkladım.
"Bilinmeyen numara"
Yazıyı gördüğüm an dona kaldım.
O muydu,düşündüğüm kişi miydi.
Korkuyordum.Taki taksicinin sesini duyana kadar.
"70 tl kızım"dedi.
Cüzdanımı çıkarıp 1 ellilik 2 onluk verdim ve taksiden indim.
Şifreyi girip kapıyı açtıktan sonra asansöre binip 2'ye bastım.
Hala aklımda mesaj vardı.Tam telefonumu çıkaracakken asansör kapısının açılmasıylageri çantama koydum.Asansörden inip zile bastım.Biraz bekledikten sonra kapı açıldı kapıyı o açmıştı.Awm'de gördüğüm o kişi.Ayakkabılarımı çıkarıp yüzüne bakmadan yanından geçip salona girdim.Arkamdan bir kahkaha ve kapı kapanma sesi geldi.Salonda oturan Derin'i gördüm hala benim geldiğimi fark etmemişti.Yanında Gökçe ve Duru vardı.Hediyeyi masaya bırakıp korkmuş sesimle "selam" dedim.Herkesin gözü benim üzerimdeydi.Hepsi kalkıp bana sarıldığında kapıda o belirdi.Gözü Derin'in üzerindeydi.Bir kaç saniye sonra çalan kapının sesiyle yanımızdan ayrıldığında "o kim?" Dermişçesine bir bakış attım. Derin beni anlamışcasına hafif bir kahkaha attı."Abim." Diyip bir tane daha kahkaha koparttı.Oysa bu benim için hiç komik değildi.Ardından yanımıza Berfin geldi.Hepimize sarıldıktan sonra o da hediyeyi masaya bırakıp tekli koltuklardan birine oturdu.Ama hala aklım şu çocuktaydı çünkü Derin bana hiç bir abisi olduğundan bahsetmemişdi.Ve hiç görmemişdim.Acaba bana yalan mı söylüyordu?..Tanımadığım bir kaç kişi daha geldikten sonra onlarlada sarıldım ve tanıştım,ardından müzik açıldı.Ve doğum günü başladı...



