Kimya dersinde göze batmamak için hocayı dinliyor gibi yaptım. Ama tabiki dinlemedim. Gece gördüğüm rüyanın sonunu getirmem gerekiyordu, bende hayal kurarak gerçekleştirdim.
Öğle arasında kantine indik. Luke çoktan oradaydı, 3 kişilik bir masaya oturmuş, karşı masadaki kızların konuşmalarını dinliyordu. Bunu yaptığı her halinden belli!
Lee, yavaş yavaş Luke'nin arkasına giderken bende boş olan sandalyelerden birine oturdum.
-Lee nerede?
Tam cevap verecekken Lee, Luke'nin ensesine vurdu. Luke korkudan yerinden sıçrayınca gülmeye başladık.
-Ne yapıyorsun sen be!?
Sinirle ayağa kalkan Luke'nin kolunu tuttum. Bu sırada Lee konuşmaya başladı.
-sapık gibi milletin konuşmasını dinlerken seni kendine getirmeye çalıştım Luke!
Luke aniden yerine oturdu Eliyle ensesini kaşırken kızların bunu duyup duymadığını kontrol ediyordu.
-çok mu belli oluyordu ya?
-sandalyeni biraz daha onlara yaklaştırsaydın seni onlardan sanacaktık!
+Neyse. Siz kesin kavga falan edersiniz yine.
Konuşmaya devam edecektim ama Luke sözümü kesti.
-Kızları dinlerken duydum. İstediğimiz spor dalını seçecek, onun hakkında ders alacakmışız.
+Ben hiç uğraşamam!
-Uyuşuk Jayla. Biraz sosyalleşsen ölürsün.
Ters ters Lee'ye bakarken Luke konuşmasına devam etti.
-Voleybol, futbol, basketbol, badminton falan varmış sanırım. Siz gelince konuşmanın devamını duyamadım.
-ee, ne seçiyoruz o zaman?
+Asıl soru şu; bir şey seçmek zorunda mıyız?
-sen seçme jayla! Derslerin çok iyi ya, spor notlarına ihtiyacın yok!
Şöyle bir düşününce, sporda gösterdiğim başarı hocaları etkiler, böylece sınıftan geçmemi kolaylaştırabilirdim.
+Ne seçiyoruz o zaman?
Hemen ikna olmamdan hoşlanmış gibi görünüyorlardı.
-Ben futbol düşünüyorum.
Dedi Luke.
-Salak. Jayla nasıl girsin futbol takımına.
-kaleci falan yaparız onu ya!
+Yok. İstemez. En iyisi hepimizin istediği bir şey seçelim.
-tamam da, daha tam olarak hangi sporların olduğunu bile bilmiyoruz. Hemen seçmeyelim.
+Lee haklı. Yakında herkes bunu konuşur zaten. Oradan öğreniriz.