تخطٍ إلى المحتوى

𝗕𝗶𝗹𝗶𝗻𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻 𝗡𝘂𝗺𝗮𝗿𝗮

الفصل 3 · قراءة 1 دقيقة

𝗕𝗶𝗹𝗶𝗻𝗺𝗲𝘆𝗲𝗻 𝗡𝘂𝗺𝗮𝗿𝗮

الفصل 3

𝗕𝗼̈𝗹𝘂̈𝗺 𝟯:𝗶𝗹𝗸 𝗶𝗽𝘂𝗰𝘂

Zeynep bütün gece uyuyamadı.

Telefonunu elinden bir an bile bırakmıyordu.

Ekranda hâlâ aynı mesaj duruyordu.

-Mustafa beni hâlâ arıyor.

"Bu nasıl mümkün olabilir?" diye mırıldandı.

Mustafa...

Bu ismi en son üç yıl önce duymuştu.

Ela'nın ölümünden sonra kimse ondan bahsetmemişti.

Sanki o da ortadan kaybolmuştu.

...

Ertesi gün.

Okulun koridorları her zamanki gibi kalabalıktı.

Öğrenciler gülüyor, koşuyor, sınavlardan şikâyet ediyordu.

Ama Zeynep'in aklı başka yerdeydi.

Telefonunu cebinden çıkarıp saate baktı.

15.48

Parka gitmesine kırk iki dakika kalmıştı.

Tam o sırada sınıf arkadaşı Ece yanına geldi.

"İyi misin? Çok solgunsun."

Zeynep zoraki gülümsedi.

"İyiyim."

Ama iyi değildi.

Hiç iyi değildi.

...

Saat tam 16.25 olmuştu.

Eski okulun arkasındaki park, yıllardır kimsenin uğramadığı kadar sessizdi.

Paslanmış salıncaklar rüzgârla hafifçe sallanıyordu.

Zeynep derin bir nefes aldı.

"Ela..."

diye fısıldadı.

Kimse yoktu.

Beş dakika geçti.

Sonra on dakika...

Tam dönecekti ki...

Telefonu titredi.

-Arkana bakma.

Zeynep'in kalbi duracak gibi oldu.

Mesajı okur okumaz dondu.

Arkasına bakmamak için kendini zor tuttu.

İkinci mesaj geldi.

-Salıncağın altına bak.

Yavaş adımlarla salıncağa yaklaştı.

Eğildi.

Toprağın içine yarısı gömülmüş küçük, gümüş renkli bir anahtar vardı.

Anahtarın ucunda ise solmuş mavi bir kurdele bağlıydı.

Zeynep'in gözleri büyüdü.

Bu kurdeleyi tanıyordu.

Çünkü ilkokulda...

Ela bütün anahtarlıklarına aynı mavi kurdeleyi bağlardı.

Titreyen elleriyle anahtarı cebine koydu.

Tam o sırada parkın girişinden ayak sesleri duyuldu.

Birisi geliyordu.

Zeynep başını kaldırdı.

Siyah kapüşonlu uzun boylu bir adam...

Yavaş yavaş ona doğru yürüyordu.

Adamın yüzü görünmüyordu.

Sadece tek bir cümle söyledi.

"Geç kaldın, Zeynep."

نهاية الفصل

2 تعليق