Kuzey, Yavuz Selim Camii'nin avlusundan aşağıya, dar sokaklara doğru koştu. Arkasında, iki el silah sesi daha duydu. Silah sesleri, çığlıklarla karışmıyordu; bu, Köstebek'in profesyonelce nişan aldığı anlamına geliyordu. Hayalet'in sadece Köstebek'in atış menzilini daralttığını anladı. Kuzey, ilk bulduğu duvarın dibine çöktü. Nefesi kesilmişti. Hemen cebindeki hafıza kartını çıkardı. Kart, sadece bir veri deposu değildi; Hayalet'in kurtuluş umuduydu. "Sana ihanet eden ajansımdaki köstebek," diye mırıldandı Kuzey. "Beni neden buraya getirdiğini şimdi anlıyorum, Hayalet." Kadın, kartı Kuzey'in ajansına gönderip tuzağa düşmesini sağlamak yerine, onu Köstebek'in menziline getirerek kim olduğunu ifşa etmişti. Köstebek, Kuzey'i öldürmek için bizzat oraya gelmişti. Hayalet'in İpucu Kuzey, elindeki kartı inceledi. Hayalet, kartın içine, Kuzey'e güvenilir bir sinyal gönderecek bir yedekleme planı yapmış olmalıydı. Kuzey, kartı hızlıca parçalanmış telefonunun kılıfındaki küçük, gizli yuvaya yerleştirdi. Kılıfın üzerindeki küçük bir LED ışığı yeşil renkte yanıp söndü. Bu, kartın kılıfın şifreleme devresi tarafından tanındığı anlamına geliyordu. Bu kılıf, Kuzey'in ajansının en üst düzey iletişim aracıydı, ama sadece ajansın şifreleme anahtarlarıyla çalışırdı. Hayalet, kartı bu cihazla uyumlu hale getirmişti! Kuzey, kılıfın şifreleme tuş takımına, ajansın standart acil durum kodunu girdi: "7-1-0-2-3". Beklenenin aksine, sistem çökmek yerine, kılıfın küçük ekranında bir metin belirdi. Bu, bir dosya değil, sadece bir nottu: GEREKLİ ANAHTAR: KART ÜZERİNDE. ŞİFRE: 1999 TANGO. Kuzey şaşkına döndü. 1999 TANGO. Bu, yıllar önce Rusya'da Hayalet ve Kuzey'in ajansının iş birliği yaptığı, başarısızlıkla sonuçlanan ilk operasyonun kod adıydı. Kuzey, parmaklarını tuş takımında gezdirdi. "1999 TANGO" Tüm sistem, uğultuyla canlandı. Yeşil LED sabitlenirken, ekranda tek bir kelime belirdi: AÇIK Kuzey, nefesini tutarak kartın içindeki tek dosyayı açtı. Dosya, beklediği gibi bir operasyon raporu veya veri yığını değildi. Sadece 20 saniyelik, yüksek çözünürlüklü bir videoydu. Video, loş bir Moskova kafesinde gizlice çekilmişti. Görüntüde, Hayalet, masa başında oturan bir adamla hararetli bir şekilde konuşuyordu. Adamın yüzü videonun çoğunda bulanıktı, ama videonun son üç saniyesinde, adam kameraya döndü, gülümsedi ve Kuzey'in beynine bir şok dalgası yayıldı. Görüntüdeki adam, Kuzey'in ajansının Avrupa Operasyonları Şefi, "Alfa" kod adlı Eren Aksoy'du. Eren Aksoy, Kuzey'in akıl hocası, ona mesleği öğreten ve casusluğun en karanlık kurallarını açıklayan adamdı. Kuzey'in hayatını defalarca kurtarmış, en güvendiği kişiydi. Videoda Eren Aksoy, gülümseyerek Hayalet'e şunu söylüyordu: "Kartı ver, ajan. Rusya operasyonu, sadece bir dikkat dağıtmaydı. Asıl hedef, senin o dosyanı almak." Video burada sona erdi. Son Çatışma Kuzey'in kanı donmuştu. Akıl hocası, ajansın başındaki adam, Köstebek'ti. Yüksek rütbeli biri değil, en tepedekiydi. Tam o sırada, Kuzey'in saklandığı sokağın köşesinden, bir cipin motor sesi yaklaştı. Kuzey, kendini toparladı. Köstebek, Hayalet'le işini bitirmiş ve şimdi Kuzey'in peşindeydi. Cip, sokağın girişinde durdu. Kapı açıldı ve Kuzey'in az önce videoda gördüğü adam, Eren Aksoy, indikten hemen sonra başını kaldırıp Kuzey'in saklandığı yere baktı. Aksoy, üzerinde pahalı, kışlık bir kaban vardı ve elinde, Kuzey'in ajansının standart silahı olan bir Sig Sauer P226 tutuyordu. "O kart sende, Kuzey," dedi Aksoy, sesi sakin ve hayal kırıklığıyla doluydu. "Sana her şeyi ben öğrettim. Benimle gelmeliydin. O kart, sana dünyayı verebilirdi." "Sana mı?" diye sordu Kuzey, sesi öfkeyle titriyordu. "Hayır, Köstebeğe verecekti. Hayalet'i sattın, Eren." "Hayalet mi?" Aksoy alaycı bir şekilde güldü. "O, sadece gereksiz bir yan üründü. Ben, yıllardır bu ajansı yönetiyordum. Karttaki bilgiler, benim asıl planımı ortaya çıkaracaktı. Şimdi, onu ver ve acı çekmeden öl." Kuzey, elindeki parçalanmış telefon kılıfını (içinde kart vardı) sıkıca tuttu. Geriye bir tek şansı kalmıştı: Silahlı bir araca karşı tek başına savaşmak. "Üzgünüm, hoca," dedi Kuzey, kararlı bir sesle. "Sen bana her şeyi öğrettin. Ama bir casusun son kuralını unuttun: Hiçbir zaman, bir görevi kişisel alma." Kuzey, saklandığı yerden fırladı ve cipi siper alarak, elindeki Voran ajanından aldığı silahla Aksoy'a ateş etti. Çatışma başlamıştı. Kuzey, artık bir ajan değil, kendi hayatı ve intikamı için savaşan bir kanun kaçağıydı.
الفصل 5
Köstebeğin adı
نهاية الفصل
0 تعليق
لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.