Kuzey, kuyu suyu tüpünü başarıyla alıp taş yığınının arkasına siperlenmiş vaziyette, tünel ağzından fırlayan Aksoy’un adamlarıyla kısa bir çatışmaya girmişti. Amacı onları oyalamak ve dikkatlerini kulübeden uzak tutmaktı, ancak çatışma şiddetlenince aldığı yara onu zorlamaya başladı. Sonunda, yarasına rağmen çatışmayı kesip oradan hızla ayrılmayı başardı. kuyunun su tüpünü sıkıca kavrayarak orman yoluna çıkan Kuzey, tüpün içindeki hayati bilgiyi korumanın bilinciyle ilerliyordu. Ancak yarası ve artan ateşi, onu daha fazla zorlamadan hareket etmesi gerektiğini gösteriyordu. Tam o sırada, yağmurun şiddetini artırdığı bir anda, yoldan geçen bir kamyonet şoförünün yardımıyla en yakın ilçedeki hastaneye ulaştı. Hastanede hemen acil servise alınan Kuzey’in yarası temizlenip sarıldı ve ateşi düşürülmeye çalışıldı. Kimliğini gizli tutarak bir operasyon geçirdiğini ve kimseye haber verilmemesi gerektiğini tembihledi. Hastane personeli, acil bir vaka olduğu için kimliğini sorgulamadan ona bir oda tahsis etti. Kuzey, odasında yorgunlukla boğuşurken, aklı hem tüpteki bilgide hem de peşindekilerdeydi. Kuzey'in kaçtığını fark eden Aksoy’un adamları, arkalarında bıraktıkları izleri takip etmeye başladılar. Bölgedeki her yeri didik didik arıyorlardı. Kısa sürede, Kuzey'in son görüldüğü noktadan hareketle bir hastaneye gitmiş olabileceği bilgisine ulaştılar. Aksoy'a bilgi verildiğinde emir kesindi: "Tüpü alın ve Kuzey'i getirin. Ölü ya da diri!" Gece yarısı, hastanenin önünde iki siyah minibüs durdu. İçinden çıkan, hepsi siyah giysili ve telsizli Aksoy’un adamları, sessiz ve organize bir şekilde hastanenin içine sızmaya başladılar. Hastanenin güvenlik görevlileri etkisiz hale getirildi ve telefon hatları kesildi. Ameliyathane ve yoğun bakım gibi hayati birimler hariç, tüm katlar tek tek taranıyordu. Kuzey, odasındaki hafif gürültüyü fark ettiğinde hemen tetikte beklemeye başladı. Kapısının önünde duran gölgeleri ve telsizlerden gelen kısık sesleri duyabiliyordu. Kuyu suyu tüpü hala yatağının hemen altında, gizli bir yerdeydi. Kapı sert bir darbeyle açıldığında, Kuzey odada hazır bekliyordu. Hastane koridorlarında, fısıltılar yerini silah seslerine bırakmaya başladı. Aksoy’un adamları, hastaları ve personeli korkuyla paniğe sevk ederken, Kuzey hayatının en zorlu savunma çatışmalarından birine hazırlanıyordu. Amacı hala aynıydı: Dikkatleri tüpten ve asıl hedeften uzak tutmak ve bu kaostan sağ salim sıyrılmaktı.
الفصل 13
Baskın
نهاية الفصل
0 تعليق
لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.