تخطٍ إلى المحتوى

𝑇𝐴𝑇𝐿𝐼 𝐾𝑂̈𝐿𝐸𝑀

الفصل 7 · قراءة 7 دقيقة

𝑇𝐴𝑇𝐿𝐼 𝐾𝑂̈𝐿𝐸𝑀

الفصل 7

*7.Bölüm Kara Çemeber*

*Evan koridorun solundan döndüğü anda arkadan birinin ona dokunduğunu hissetti ve hemen arkasına baktı dokunan kişinin Octavia olduğunu görünce içi rahatladı*

*Evan*:Octavia korkuttun beni ne yapıyorsun burada....Aaaa yoksa sevgilinin yanına mı gidiyorsun~

*Octavia*:N-ne hayır ya b-ben sadece... Eee sadece şeye gidiyordum

*Evan*:Octavia bahane uydurmaya çalışma Olivia'nın yanına gidiyordun değil mi?

*Octavia*:Offf evet beni yakaladın onun yanına gidiyordum... Evan?

*Evan yere bakan gözlerini hemen Octavia'ya döndürdü ve anlamaz bir ifadeyle ona baktı*

*Evan*:Evet Octavia?

*Octavia*:Abimle aranızda bişeyler mi var?

*Evan'ın suratını buz kesti ve rahatsız bir ifadeyle Octavia'ya bakmaya devam etti*

*Evan*:Y-yooo ne alaka anlayamadım

*Evan soğuk soğuk terliyordu ve gözlerinden yalan söylediği anlaşılabiliyordu*

*Octavia*:Evan yalan söylemeyi beceremiyorsun

*Octavia kıkırdadı ve Evan'da tuttuğu nefesini bi anda geri bıraktı*

*Evan*:Abin gibisin o da aynısını söyler bu arada sana sorunun cevabını veriyim yani var gibi de yok gibi de daha flört aşaması diyebiliriz

*Octavia*:NE FLÖRTÜ BAS BAYAĞI SİZ SEVGİLİSİNİZ HER ŞEYİ GÖRDÜ-

*Evan Octavia'nın sözünü bitirmesine izin vermeden onun ağzına kendi elini bastırdı ve konuşmasını engelledi*

*Evan(sessizce)*:OCTAVİA GERİZEKALI MISIN LAN NE BAĞRIYON AMK

*Octavia(sessizce)*:Lan tamam özür dilerim ama bu "flört" aşaması değil yani abim sana bas bayağı yürüyo lan sevgili gibisiniz

*Evan*:Ve sen buna bişi demiyor musun?

*Octavia*:Niye diyeyim ki o istediğini sever banane

*Evan*:Ben bana kızarsın sanmıştım ama böyle bi tepki verdin diye mutlu olmadım değil yani

*Octavia*:Lan ben niye kıziyim ki öyle bi insan değilim... Ama kimse duymasın heleki annem ve babam onlar eşcinselleri sevmezler duyarlarsa seni idam cezasına çarptırırlar

*Evan bunu duyduğunda içini bi ürperti kapladı ve yutkundu öyle sert yutkundu ki ağzına kan tadı gelmişti*

*Evan*:Tamam o zaman dikkat ediceğim

*Evan Octavia'nın kulağına yaklaştı ve fısıldadı*

*Evan*:Hadi sen sevdiceğinin yanına git~

*Octavia*:AYY DOĞRU LAN BEN HEMEN GİDİYİM ÇOK BEKLEMİŞTİR O

*Evan*:BAĞIRMA LAN KULAĞIMIN İÇİNE ETTİN

*Octavia*:Pardon ya unutup duruyom

*Octavia oradan koşarak uzaklaştı o sırada Evan'da odasının yolunu tuttu koridorda yürürken tablolara bakıyordu birbirinden farklı ve değişik tablolar vardı*

*Ama içlerinden bağzıları çok dikkatini çekmişti ilk tabloda bi aile fotoğrafı diğerinde bir savaş anında ailesini korumaya çalışan bir babayı bir diğerindeyse babanın olmadığı sadece anne ve çocuktan ibaret olduğu bir tabloydu*

*Evan bunlara baktığında bi şeyler anlatmaya çalıştığını anladı ama çok aldırmadı tablolara bakmaya devam ederken odasının yanına geldi ve kapısının yanındaki tabloya da baktı ama bişey tanıdık gelmişti o tabloda*

*Sanki bu tabloyu eskiden de görmüştü o sırada tabloda bişeyin hareket ettiğini fark etti tabloya biraz daha yaklaştı ve o kişinin George olduğunu gördü*

*Evan*:George?

*George hemen sesin geldiği yöne baktı ve Evan'ı gördü*

*George*:Aaaaa daha intihar etmemişsin ne şaşırtıcı ben çoktan canına kıyarsın diye düşünüyordum

*Evan*:Saol ya içimi rahatlattın var ya

*Evan gözlerini devirdi ve ellerini göğüsünün altında birleştirdi*

*George*:Önemli değil her zaman ama gerçekten senin burada ne işin var eğer ölmeyi tercih etmediysen köle olmuşsun demektir bu

*Evan*:Ben hemen şu yanda ki oda da kalıyorum

*George*:Yanda ki oda mı? Nasıl yani e sen kölesin nasıl da bu oda da kalabiliyorsun?

*Evan*:Ben de anlamadım ki beni Andrew buraya aldı

*George*:Çok garip senin sahibin kim?

*Evan*:Sahip mi he benim sahibim Andrew

*George*:ANDREW MI NASI YANİ?!

*Evan*:Evet Andrew niye bu kadar şaşırdın ki?

*George*:Çünkü bu çok garip bi şey bu olay ilk defa olan bi olay bir Lord'un sıradan bi insanı kendi kölesi seçmesi

*Evan*:Ayıp oluyo ama sıradan mı

*George*:Evet sıradan hiç bi büyü yeteneğin yok bu seni sıradan biri yapar

*Evan*:Saol ya neyse senin burada ne işin var?

*George*:Ben bi tablo ciniyim unuttun mu evladım ben tablolar arasında geçiş yapabilirim ve o tabloların geçmişini öğrenebilirim

*Evan bunu duyduğuna çok şaşırdı*

*Evan*:Geçmiş ha bu tabloların geçmişi mi var?

*George*:Evet buradaki her tablonun birer geçmişi var hepsi tarihte yaşanan olayları simgeler iyisinden kötüsüne her şeyi

*Evan*:Peki ya bunları kim resmediyor?

*George*:Kim mi? Bunlar kendileri oluşuyor geçmişte yaşanan büyük olaylar bu duvarlara birer tablo olarak gelir ve burada hatırlanmaya devam eder bu tabloları kimse bozamaz

*Evan*:George senden bişi isteyebilir miyim?

*George*:Ne istiyorsun?

*Evan ilgisini çeken o üç tabloyu parmağıyla işaret eder*

*Evan*:Bana bunların hikayesini anlatır mısın?

*George o gösterdiği üç tabloya bakar ve bi anda suratı bembeyaz olur sesi titreyerek*

*George*:B-bunu a-anlatamam

*Evan*:Neden ki lütfen George anlat bu üç tablo çok dikkatimi

çekmişti hikayesini merak ediyorum

*George*:Üzgünüm Evan ama olmaz bu olayı kimse hatırlamak istemiyor insanlar bu tabloların yanından geçerken onlara bakmamaya çalışıyolar

*Evan ısrar ediyordu ama George hiç kararından pes edicek gibi durmuyordu*

*Ama en sonunda Evan George'u pes ettirdi*

*George*:Tamam Evan sen kazandın anlatıcam

*Evan çok heyecanlıydı ama aynı şey George için söylenemezdi George'un yüzü asıktı ve sesi yorgun geliyordu*

*George*:Yıllar önce Kral ve Kraliçe'nin dünyalar tatlısı bir bebekleri olmuştu ama bebekte bi sıkıntı vardı normalde her insanın bir gücü olurken bu çocuğun birden fazla gücü olduğu keşif edildi

*George*:Ve kralla kraliçe bu duruma anlam verememişti bu olayı halktan sakladılar ve kimseye de anlatmadılar bu bebeği gelecekteki tahtın varisi olarak büyüttüler ve amaçlarıda onu yenilmez kılmaktı

*Evan George'un ağzından çıkan her kelimeyle hikayeye daha da bağlanıyordu*

*George*:Ama bir gün...

*George'un sesi titremişti bunu söylerken gözlerindeki korku belli oluyordu*

*Evan*:Evet bir gün?...

*George*:Bir gün kraliyet çok büyük bir savaşla karşı karşıya kaldı insanların çığlıkları, daha kundakta olan bebeklerin ağlamaları, çocukların düşman askerlere ailelerini bırakmaları için yalvarmaları o seslerin hepsini hatırlıyorum

*George*:Oraya çıkan 5000 tane asker acılar içinde toprağa yığıldı savaş açan kraliyetin ismi bütün düşman askerlerin ağzından söyleniyordu

*George*:KALİSTAR !

*George bunu söylerken adeta nefretini kusuyordu*

*George*:En son kral karısının dudağından çocuğunun da anlından birer öpücük kondurmuştu ve ardından savaşa katılmıştı

*George*:Kalan son birkaç askeriyle savaşı kazanma umuduyla gitmişti

*George*:Gitmişti... Ama geri dönmemişti

*George*:En son prens savaş alanına gitti ve orada babasını yerde kanlar içinde yaşam mücadelesi verirken yakalamıştı yanında dizleri üzerine çöktü babası yaklaşması için işaret etti ve kulağına şunları fısıldadı

*George*: "Oğlum gözlerimi kapatmadan önceki sana vereceğim son vazife sevdiklerini korumandır onları ne pahasına olursan ol koru" kral bunu söyledikten sonra yavaşça ve huzurlu bir şekilde gözlerini kapamıştı...

*George'un yüzündeki sinir hüzne dönmüştü*

*George*:Ardından prens babasının öldüğünü görünce hiç tepki vermemişti nazikçe ayağa kalkmıştı ve orada kraliyetine zarar veren atlı askerleri görmüştü onların yanına gitti ve onların gözünün içine baktı bi anda!...

*George*:Bir anda baktığı asker sanki onu kontrol eden bir kuklacı var mış gibi atını bırakıp yakında ki bir gölün yanına gidip üstündeki ağır zırhlarla beraber gölün dibini boylamıştı ardından bir diğer asker sonra bir diğeri bir diğeri ve bir diğeri...

*George*:Bütün askerler teker teker intihar etmişti ve bunları yapan da daha 7 yaşında ki bir çocuktu en son babasının cesedinin yanına gitmişti ve ona şunları söyledi "yaptım baba...onları korudum"

*George*:Bunu söyleyen küçük varis bir kahkaha patlatmıştı bunu gören halk ve kraliçe donup kalmıştı ve ne yapıcaklarını bilememişlerdi ardından küçük varis annesinin yanına gitmişti ve sanki yaptığı bir resmi gösterir gibi askerlerin çember halinde kanlar içinde yatan, köylülerin ve kölelerin enkazların içinde yatan görüntüsünü işaret etmişti

*George*:"Anne yaptım sevdiklerimi korudum ve onları ortadan kaldırdım" bunu duyan annesi onun anlına bir öpücük kondurmuştu ve ona "aferin Andrew babanı gururlandırdın" demişti. Ardından günler haftalar hatta aylar geçmişti bu olayı kimse söylemiyordu ya da söylemeye cesaret edemiyorlardı halk içinde bu olay kara çember adını almıştı

*George artık bu olayı anlattığı için rahatlamış gibi görünüyordu ama Evan için aynısı söylenemezdi Evan tam birşey söylicekken George araya girdi*

*George*: Ardından aradan yıllar geçti ve Kraliçe başka bir adamla evlendi ve o adamdan da bir kız çocukları oldu herkes yeni Kralı çok severken Andrew üvey babasını hiç sevmez kimseye nedenini de söylemezdi

*Evan yüzündeki korku ile George'a döndü*

*Evan*:Peki ya George sen bu olayları anlatırken yaşamışsın gibi anlattın neden peki?

*George*:Yaşamış gibi mi?

*George küçük bir kahkaha patlattı*

*George*:Çünkü ben bu olaylar yaşanırken orada savaşan askerlerden biriydim

*Eva'n içinde bir karartı hissetmişti beyni bu bütün olan olaylara anlam veremiyordu o sırada George Evan'a seslendi ve Evan'ı düştüğü soru fırtınasından kurtarmıştı*

*George*:Evan ben orada savaştım ölümle yaşam arasında ki ince ipte yürürken Andrew beni kurtardı ve beni bir tablo cini yaptı şu anda da istediğim her yere tablolar sayesinde gidebiliyorum tek kurtuluşun bu olduğunu söyledi çünkü...Andrew'e hayatımı borçluyum

*Evan'a söylenen bu şeyler kafasını bulandırmıştı ve bu olay karmaşasından çıkamıyordu o anda George sessizliği böldü*

*George*:Bunu kimseye söyleme Evan kimsenin bunu sana söylediğimi duymaması lazım bunu saklar mısın

*Evan sesi titreyerek*

*Evan*:T-tabi tabiki söylemem kimseye ama ben şimdi gidiyim bu günlük bana bu kadar hikaye yetti

*George*:Tamam görüşürüz

*Evan*:Görüşürüz

*Evan odaya geçti ve kapıyı kapattı ardından yatağına geçip yattı tavana bakarak hikayeyi baştan düşünüyordu hala bu olayın şokunu atlatamıyordu ve düşündükçe içindeki rahatsız his daha çok büyüyordu Evan bunları düşünürken gözleri yavaşça kapandı ve derin bir uykuya daldı*

1385 kelime

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.