تخطٍ إلى المحتوى

𝑇𝐴𝑇𝐿𝐼 𝐾𝑂̈𝐿𝐸𝑀

الفصل 10 · قراءة 4 دقيقة

𝑇𝐴𝑇𝐿𝐼 𝐾𝑂̈𝐿𝐸𝑀

الفصل 10

*10. Bölüm Festival*

*Saat öğlen 12 idi ve Evan daha yeni uyanıyordu. Gözlerini açmaya çalıştı ama nafile sanki bir güç göz kapaklarını kapatmaya ve onu daha fazla uyumaya zorluyor gibiydi. *

En azından bi 15 dakika sonra gözlerini açabilmişti. Etrafı baştan aşağıya süzdü sonrada yanına baktı. Andrew yoktu. Evan o kadar yorulmuştu ki Andrew'ın uyandığını bile fark etmemişti normalde uykusu hafiftir. Bu sefer Evan uyandığında sanki yeniden doğmuş gibi hissetmişti.* *Yataktan bi gayret kalktı ve üstüne bir şeyler aramaya başladı. Bok gibiydi; saçı, yüzü, özelliklede vücudu. Her yerinde ısırık izleri ve morluklar vardı.*

*Kendisine kıyafet seçmeye çalışıken dün yaşadıkları her şey gözünün önünden geçiyordu ve hala nasıl Andrew'ın yüzüne bakıcağını düşünüyordu* *Üstünü giydi, saçınıda tam tararken kapı çaldı. Kapının oraya doğru yöneldi ve kapı kolunu çevirip kapıyı açtı. Karşısında Andrew duruyordu.* *Andrew*:Günaydın tatlı çocuk iyi uyuyabildim mi bari~

*Evan ne tepki vereceğini bilmiyordu tepki vermeyi geç onun suratına bile bakamıyordu* *Evan*:(aşağıya bakarak) Evet uyudum sadece vücudum acıyor. *Andrew*:Üzgünüm kendimi tutamadım ama seninde suçun var. *Evan bunu duyunca bir hışımla Andrew'ın suratına baktı ve gözleriyle gözleri buluştu.* *Evan*:Benim ne suçum var!? *Andrew*:Ne yok ki. Birincisi karşıma sadece havluyla çıktın. İkincisi bu kadar tatlı olman. *Evan*:Bunlar beni sikebileceğin anlamına mı geliyor! *Andrew*:(Kıkırdayarak) Biraz o anlama geliyor. Yani... benim için.

*Andrew, ellerini Evan'ın yüzüne götürdü ve kendi yüzüne yaklaştırdı* *Andrew*:Ve ben ne istersen yaparım~ *Evan*:(utanarak) Onu anladık... *Andrew Evan'ın yanağına bir öpücük kondurdu* *Andrew*:Eee hazır mısın? *Evan*:Evet ben de aşağıya iniyorum şimdi çalışmaya başlicam.

*Andrew*:Ne çalışması? *Evan*:Ben burada köleyim ya hani unuttun mu. *Andrew*:Artık değilsin. *Evan*:Nasıl! *Andrew*:(Evan'ın kulağına fısıldayarak) Sence ben daha dün baştan çıkardığım birini hala kölem yapar mıyım~ *Evan bunu duyduğu anda kızardı ve Andrew'a pis bir bakış attı**Andrew*:Ne kötü mü yaptım.

*Evan*:Hayır sadece şaşırdım bunu beklemiyordum. *Andrew*:Anladım, istersen seni bir tur daha sikip kraliyetten yapabilirim~ *Evan*:Olmaz! *Andrew bir kahkaha patlattı* *Andrew*:Tamam tamam şakaydı.Bu arada sana daha güzel şeyler giydirmemiz lazım bu halle festivale gidemezsin. *Evan*:Festival? *Andrew*:Festivalin ne olduğunu bilmiyor musun? *Evan*:Yok onu biliyorum bir zahmet ama ne festivali var? *Andrew*:Bugün kraliyetimizin 100. Yılı onu kutlayacağız.

*Evan*:Anladım ama bir de benim tarzım kötü mü! *Andrew*:Meh işte ama yeni şeyler bulucaz gel benimle. *Evan oflayarak Andrew'ı takip etti ve aşağıdaki kıyafet odasına gittiler.* *Andrew, Evan'a bir kaç parça bir şey verdi ve giymesini söyledi. Evan kabine girdi ve Andrew'ın ona verdiği şeyleri giydi. Kabinden çıktığında adeta bambaşka biriydi. * *Koyu yeşil bol bir pantolon, beyaz bir gömlek gömleğin üstünde açık yeşil bir gömlek yeleği vardı. Yeleğin üstünde kraliyetin sembolü vardı o kadar şıktı ki Evan aynada kendine bakmadan duramıyordu*

*Andrew*:Bir defa daha aşık oldum sana. *Evan Andrew'a bakarak gülümsedi* *Andrew*:Bekle sana bir süprizim var. *Andrew arkada duran çekmecelerin yanına gitti ve en üstteki çekmeceyi açtı. İçinden küçük bir kutu çıkardı. Kutu siyah, üstünde de altın renginde bir kurdele vardı. Evan'ın yanına gitti ve kutuyu ona verdi* *Andrew*:Bu senin için. *Evan kutuyu aldı ve kurdeleyi yavaşça açtı. Sanki elinde hassas bir şey tutuyordu ve ona zarar gelmemesi için elimden gelen her şeyi yapıyordu. Kutunun içinden bir kolye çıktı. Kolyenin ucunda bir taş vardı. Taşın rengi koyu yeşildi neredeyse siyahtı diyebiliriz. Kenarlarından ortasına doğru gidildikçe yeşil rengi daha da belli oluyordu*

*Evan büyük bir şaşkınlıkla kolyeye bakıyordu, adeta kolyenin büyüsüne kapılmıştı* *Andrew*:Beğendin mi? *Evan Andrew'a sarılarak bağırdı* *Evan*:Beğenmek ne kelime bayıldım! *Andrew, Evan'ın boynuna kolyeyi taktı. Adeta bir mücevher gibi parlıyordu Evan. Gözlerinin rengiyle mükemmel bir uyum içindeydi. Andrew gözlerini ondan alamıyordu. Onu baştan aşağıya süzdü bir kaç defa*

*Bi 10 dakika sonra Evan sessizliği böldü* *Evan*:Festivale gidelim mi artık? *Andrew hemen kendine geldi. Duruşunu, ses tonunu ve kıyafetlerini düzeltti* *Andrew*:Tamam hadi gidelim. *Andrew, Evan'a elini uzattı Evan'da Andrew'in elini tuttu ve beraber odadan ayrıldılar. Merdivenlerden beraber indiler gören herkesin ağzı açık kalıyordu. Dilden dile ne kadar yakıştıkları ve giyim tarzlarıyla ilgili iltifatlar dolaşıyordu*

*Evan'la Andrew beraber holün sonuna ulaştılar. İki muhafız kapıyı açtılar. Karşılarında mükkemmel bir manzara duruyordu halk festival olduğu için çok mutlulardı belli. Etrafta çocuklarına şeker alanlar, dans edenler çok fazlaydı* *O sırada yandan bir ses geldi. Evan sesin geldiği yere doğru baktığında Andrew'ı önünde eğilirken ve elini ona uzatmış bir şekilde gördü* *Andrew*: Tatlım bana bu dansı lütfeder misin~ *Bunu söylerken Andrew'ın gözlerinin içi parlıyordu.Bu teklif karşısımda Evan şok olmuştu.Ve ilk defa ona tatlım demişti* *Evan tek nefeste ve sırıtarak* *Evan*:Tabiki~

676 kelime

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.