×|~BÖLÜM1~|×
_MEMBERS_
Daha ilk bölüm olduğu için çok fazla ship'in üzerine gitmedim. İlerliyen bölümler daha Heyecanlı ve daha ilgi çekici olucaktır 💓
∆Jeon JUNG-KOOK |29yaş| °JK°
✓Lee FELİX |18yaş| °FX°
∆Seo CHANG-BİN |22yaş| °CB°
✓Lee MİN-HO |26yaş| °MH°
∆Kim TAE-HYUNG |30yaş| °TH°
✓Hwang YE-Jİ |21yaş| °YJ°
∆Hwang HYUN-JİN |23yaş| °HJ°
✓Kim SEUNG-MİN |21yaş| °SM°
∆Yang JEONGİN |22yaş| °JG°
✓Han Jİ-SUNG |27yaş| °JS°
∆Park JIMIN |24yaş| °JM°
✓Bang CHAN |25yaş| °BC°
/Han Jisung
Yoğun günlerden biriydi. Bir katili yakalamadan başka bir vaka ortaya geliyordu... Gece Gündüz tanımadan uykumuza haram katmış bir şekilde katil'in geride bıraktığı izleri arıyorduk.. kendimi tanıtıyım.
Ben Baş Komiser Han Jisung.. 7 yıl önce bu işe başladım ve bu işte çok başarılı olduğumu yalnızca ben değil çevremdeki insanlarda fark etmişti.. fakat 3 yıl önce.. Ailemi kaybettim.. Ardından yakın arkadaşlarım, çoçukluk arkadaşım.... Bunu yapan'ı bulmuştum fakat nerede olduğunu bilmiyordum..
Lee Minho... Onu elime geçirirsem öldürmeyeceğim! Öldürmek kolay yola kaçar.. Onu yerlerde süründüreceğim! Acımayacağım! İntikamınızı alacağım Anne,baba!...
_Kapıyı birisi tıklar_
JS/ "Gir.."
Hyunjin baş eğerek içeri girmişti.. elinde dosyalar, fotoğraflar vardı.
JS/ "onlar ne?"
HJ/ "Efendim bunları sabah Bang Chan verdi"
JS/ "hmm Peki Chan nerde?"
HJ/ "gitti. Daha yapıcak çok işim var dedi. Onu içeri davet ettim fakat kabul etmedi"
Diyerek Hyunjin bana Elindekileri uzattı
JS/ "hmm..1 haftada mı ?"
HJ/ "evet efendim.."
JS/ "iyi iş çıkarmış. Teşekkürler Hyunjin, gide bilirsin.."
Hyunjin baş eğmiş ve odamdan ayrılmıştı..
Dosyalara bakıyordum..Hmm.. Katil Kuzey Koreden kaçmayı başarmış birisi.. Nasıl başardı acaba? Amerikaya kaçmış ve şuan orada yaşıyormuş.. Kim Tae-hyung... 1993 doğumlu.. Katil demiyelim şimdi buna.. çünkü o bir Bir Mayfa baş'ı.. En çok görüştüğü kişilerin ilk sırasında Jeon Jung-Kook vardı... yakınmıydılar? Her neyse... zaman kaybetmeden Amerikaya gitmemiz lazımdı Ekibin yanına gittim..
JS/ "millet 2 gün sonrası için Uçak biletleri alacağım.. çıka bilirsiniz. Gidin ve hazırlanın çok fazla vakit yok."
CB/ "Nereye gidiyoruz ki?"
YJ/ "Cidden? Nereye?"
FX/ "ee şey.. kaç gün kalacağız ki?
JS/ "Amerik- "
JG/ "Oha! Ciddi olamazsın???? Yeji! Fırsat bu fırsat! Kaçırmayalımm"
JS/ "hey hey durun! Oraya eylence için gitmiyoruz. Katil Orada görülmüş Ve onun için gidiyoruz kaç gün kalacağımız daha belli değil. Belki 1 hafta? belki 1 Ay? Bilmiyorum o yüzden ona göre hazırlanın.
CB/ "Katil kimmiş? "
JS/ "Kim Tae-Hyung"
SM/ "o tehlikeli birisi....Kuzey Koreden kaçmayı başarmış birisi sonuçta..."
JS/ "bunları nerden öğrendin?"
YJ/ "Yaaa, Komiser o Seungmin. O bilir işteehh hadi biz çıkalım"
Yeji, Changbin ve Jeongin çıkmıştılar..
/Yeji
Tam bir saçmalık! Amerikaya gidiyoruz fakat ben hazır değilim? Ahh
CB/ "neden sinirli gözüküyorsun?"
JG/ "hey yavaş ol Changbin"
YJ/ "Ah! Hazır değilim ve 2 gün sonra Amerikaya gideceğiz.."
Sözümü bitirir bitirmez Changbin beni yanına çekmiş
CB/ "Hava karalıyor Yanımda dur Yeji."
Demişti.. ben de aldırmadım..
Hiç 2 dakika geçmemişti ki.
Jeongin elimden tutmuş ve kendi yanına çekmeye çalışmıştı fakat Changbin karşıma geçmiş
CB/ "kk ne yapıyorsun?!"
JG/ "asıl sen ne yapıyorsun?"
Demiş ve Changbini önümden çekmiş, elimden tutarak yanına çekmişti..
Daha hiç olayları kavramamıştım bile. Ne oluyor? Bunlar neden kavga ediyordu ki?
Bi' göz kırpımında Changbin beni kucağına almış Jeongine bakıyor
CB/ "Kiminle uğraşacağını düzgün seç Jeongin"
Demişti
YJ/ "Heyy Changbin! İndirsene beni? "
CB/ "Neden?"
JG/ "MİLLET İŞİMİZ VAR!"
YJ/ "İndirsene beni Changbin?"
JG/ "Kız istemiyor işte!? İndirsene!"
CB/ "AHH! Tamam be"
içinde en yaygın bisiklet kullanımı yine bu şehirdedir. Eşcinsel evliliğe izin verilen bu eyalette , San Francisco içerisinde eşcinsellerin yoğun olarak bulundukları bölgeler de mevcuttur. Amerika’nın modern bölgelerinden biridir.*
Hakkında bunlar vardı.. Garip bir yere benziyordu*
∆°×•_Chaminade Resort & SPA_•×°∆
Dağlık arazide yerleşen bu hotel'e bilet aldım
içinde en yaygın bisiklet kullanımı yine bu şehirdedir. Eşcinsel evliliğe izin verilen bu eyalette , San Francisco içerisinde eşcinsellerin yoğun olarak bulundukları bölgeler de mevcuttur. Amerika’nın modern bölgelerinden biridir.*
Hakkında bunlar vardı.. Garip bir yere benziyordu*
Evett...
|Felix-Chan|
|Seungmin-Hyunjin|
|Yeji-(∅)|
|Changbin-Jeongin|
|Ben|
Böyle odalar tutmuştum
Yeji kız olduğu hemde rahat olsun diye tek kişilik oda tuttum..
Bu listeyi tüm ekibe attım.
Hyunjin- Ben Seungminle mii?!!! Felix varken
Changbin- Komiserim ben Jeonginle kalmam valla
Yeji- Bu çok iyi fikir olmuş teşekkürler Komiserim
Chan- Güzel listeymişte sevenleri ayırma bence :D
Hyunjin- Chan Hyung yaa. Ne güzel söyledinn Ayırmayın dimi
Susmuş bir şekilde bu gevezeleri dinliyordum..
Komiser- millet sadece 1 kişi değiştireceğim. Felix Hyunjinle aynı odada kalıcak. Bu kadar biz oraya İŞ İÇİN GİDİYORUZ.
Demiş ve telefonu kapatmıştım..
Kapı çalıyordu.
Kapıya doğru ilerledim..
"Kim o?"
"Tanıdığın fakat görmediğin birisi Komiser Han"
"Kapıyı açıyorum eğer yanlış birşey yaparsan.."
Demiş ve kapıyı açmıştım..
JS-"Efendim? Kimsiniz?"
X-"Elindeki telefonu ve eğer bir silahın varsa hemen ya yere bırak yada bana ver"
JS-"Hayır.. Haha öyle birşey olmuyacak? Hadi söyle derdin ne ?"
X-""Elindeki telefonu ve eğer bir silahın varsa hemen ya yere bırak yada bana ver.."
JS-"Aman.. Neyse Al " demiş ve telefonumu ona uzatmıştım.
X-"sadece bumu?"
JS-"ne o? Başka birşeyde mi istiyorsun?"
X-"Baş Komisersin ve sadece üstünde telefon mu var cidden?"
JS-"Kimlik kartı ver"
X-" Yanımda değil"
JS-"tamam. kim olduğunu söyle"
X-"Ben... B-ben.."
JS-"HADİ İŞİM VAR"
X-"Lee Minho"
JS-".... MİLLETİ KANDIRMAKTAN NE ZEVK ALIYORSUNUZ!? İŞİM VAR DEDİM"
MH-"Jisung.. Han Jisung..Haberler-İnsanlar-Akrabalar ne duyuyorsa onun dedikodusunu yapar/yayar sana yanlış bilgiler iletildi.. Ben gerçek Lee Minhoyum ve Aileni ben öldürmedim..İnan bana..
JS-"s-sen?.... Lütfen git buradan"
MH-"hayır hiç bir yere gitmeyeceğim"
JS-"peki o zaman.. Ailemi KİM ÖLDÜRDÜ?"
MH-"..Jeon Jung-Kook ve Sevgilisi Kim Tae-Hyung.. Benim parmak izimi almışlar... Tüm susturuculardan/ bıçaklard/ kesici aletlerden kendi İzlerini temizlemiş benim parmak izlerimi monte etmişlerdi...Bana inanmanı beklemiyorum...fakat gerçek bu"
(Nasıl bir tepkim vermem gerekiyordu ki?...) Yere çökmüştüm.. göz yaşlarımı tutamıyordum..(Ailemi bunca yıldır o şerefsiz Kim ve Jeon'mu öldürmüştü?...) aniden birisinin bana sarıldığını hissetmiştim..
MH- çok özür dilerim Jisung..
JS- Lütfen beni yanlız bırak!..
MH- ... Kendine iyi bak Han Jisung..
Demiş ve yanımdan uzaklaşmıştı...
1 gün sonra
/Lee Minho
Dışarı çıkmıştım
Kalbim yavaş yavaş atıyordu.. Gözlerim dolmuştu..Arkamda birileri vardı . koşarak geliyordu..
"hey!! Dur! Minho!!.. du-r!"
Arkamı dönmeden ilerliyordum..
"M-inho! ...Dur! Ah dursana!!"
Yavaşlamış-arkama dönmüştüm..
JS-ee merhabalar! Benimle gel
(demiş ve kolumdan tutmuştu)
MH-merhaba..
Seni yeterince üzdüm Gerek yok git!
Kolumu kendime doğru çektim..
JS- katil sen değilmişsin!.. Özür dilerim..
Demiş ve bana sarılmıştı.
JS- Özür dilerim Minho...
Ona sarılmaya cesaret edemiyordum..
MH- yapma.. sarılmaya kes! Bundan tiksiniyorum!
Benden ayrılmış ve
JS- tamam özür dilerim... sevmediğini bilmiyordum...
AH TAKMA KAFANA ARTIK MİNHO! TAKMA! İŞTE TAKMA!!
..başım fena ağrıyor kalbim acıyordu... Jisung gidiyordu yarın.. Ya başına kötü şeyler gelirse? NASIL AFFEDECEKSİN KENDİNİ MİNHO?.....
/Jisung
(B-bu olamazdı dimi? Hepsi sadece Rüya! Uyan!!).....
Ara sokaklara girmiştim. Hiç kimse yoktu.. bi köşeye geçtim. Ayaklarımı kendime doğru çektim... ben böyle birisi değilim.. Ne olmuştu bana? Neden sürekli kendimi rahatsız hissediyordum? kendimi tutamıyordum Gözümdeki damarlar patlayana kadar ağlamak istiyordum.. içimi dökmem lazımdı.. birisiyle konuşmam lazımdı fakat..ÖYLE BİRİSİ YOKTU!......
"Evet Jisung! O gerçek değil bi' kere! Kendine G-el"
.
"Ne bu çektiğin şeyler Jisung?! Ağlamayı Kes!"
.
"Böyle mi BAŞ KOMİSERSİN?!"
Gibisinden kendimi teselli etmeye çalışıyordum.. başarılıydım.. Ayağa kalktım.. boynum ağrımıştı.. yüzüm'ün ve gözlerim'in şiştiğini hissediyordum..
Yavaş adımlarla geldiğim arabaya dönmek için kalktım.
^Telefon^
"Kim ki arayan?" Demiş ve telefona baktım..
Seungmin'di..
SM- "nerdesin Komiser? Evine ve ofisine baktık nerelerdesin? işimiz var gelir misin?"
JS- ".. G-eliyorum.. 6-7 dak-ikaya oradayım.."
SM- "Sen iyi misin? Nerdesin!? Çabuk adres ver geliyorum! "
JS- "sa-çmalama İyi-yim! "
Demiş telefonu kapatmıştım..
.
.
.
'‹10 Dakika sonra›'
Arabadan indim..
SM- "HEY SANA NE OLMUŞ BÖYLE?!"
JS- "B-ben iyiyim.."
JG- "hayır iyi deyilsiniz komiserim.."
FX- "Heyyy.... Gözleriniz neden şişmiş? Ağladınız mıı????..."
Felix bana yaklaşmaya çalışıyordu fakat Hyunjin onu bırakmıyordu..
/Hyunjin
Ahh bu salak her kesin işine burnunu sokmak zorunda sanki...
HJ- /kısık sesle/ "hiç bir yere hareket etme Felix.."
FX- /kısık sesle/ "tmm.. ama neden?"
HJ- /kısık sesle/ "seni başkasının yanında görmek istemiyorum işte! Bana aitsin"
FX- /kısık sesle/ "Eeee şeyy.. sadece Komiser?"
HJ-/kısık sesle/ "sana hiç kimse dedim."
Onu kaybetmek istemem.. ve ya en kötüsü başkasına kaptırmak.. o yüzden yakın bir zamanda Ekipten ayrılacağım ve Felix'de benimle beraberinde!..Millet çaktırmayın fakat onunla olmak için her şeyi yaparım ben Ayh
/Jisung
JS- "Çocuklar ben iyiyim! B-ırakın bi' salın ben-i"
Demiş ve odama çekilmiştim..
Minho.. Lee Minho..
Ona sarıldığım anda sanki kırık kalbimi onarmıştı.. Sanki Kaybettiğim her şey onda varmış gibi geldi bana... fakat o-....
Sarılmamı istemedi... belkide.. Sevmiyordur işte sarılmayı yeter Jisung! Kendine gel! Ne bu şimdi Minho sevdası?
Telefonuma gelen SMS'in bildirim sesiyle telefonu elime almam bir oldu..
Garip bir numaradan SMS gelmişti..
Kim ola bilirdi ki? Ajanlardan mıydı?
//karşıma çıkmanın istemiyorum Jisung! Bu beni rahatsız ediyor.. kendi işlerine odaklan. Saçma şeyler yüzünden işinden atılmak istemezsin! Dimi? Yarın Amerikaya gideceksiniz git ve hazırlan... //
Ben kimin karşısına çıkmıştım ki? Hmmmm... MİNHO! ...Minho..
Yine mi...
Gözlerimi kapadım... belki bu beni biraz sakinleştirir diye...
/Changbin
Jeonginle aynı odayı paylaşmak mı? AAA ama olmaz ya! Bari Yejiyle aynı odada kalsaymışım eHehe..
JG/ "Rüyanda Küçük kurbağa"
CB/ "Görücez küçük hamamböceği"
SM/ "Siz ammada abarttınız be!"
YJ/ "Cidden abi sorununuz ne sizin?"
CB|JG/ "Sorunumuz SENSİN!.."
BC/ millet hadi her kes evine artık yarın saat 9 da havalimanında olmamız lazım.. İyi günler Hepinize..
YJ/ "ehehhh Şey... ben kaçar!....
/Yazar
Her kes evine gitmişti akşam saatleriydi.. Her kes yorulmuştu zaten bu gün fazlasıyla..
Jisung Ofiste uyuyup kalmıştı. Chan kendi odasını düzenliyordu..
BC/"Her kes çıktı fakat aralarında Komiseri göremedim? Hâla da odasında mı acaba en iyisi kontrol edeyim.
Chan odasından çıkmıştı.. fakat her yerde olan sessizlik azıcıkta olsa tüy ürpertiyordu.. odadan ses gelmediği için Chan adımlarını sessiz bir şekilde atmaya çalışıyordu..
BC/"Acaba uyuya mı kaldı?"
Diyip kapıyı açtı.. Sessiz bir şekilde içeri göz attığında Jisung Uyuyordu..
/Bang Chan
O kadar tatlı Uyuyordu ki kaldırmaya kıyamıyordum.. ne kadar da tatlı oluyormuş bu uyuyunca..
"Şimdi ben seni nasıl uyandıra bilirim ki?"
/Han Jisung
Odaya birisinin girdiğini fark etmiştim..
Chan'ın sesine tepki vermek için kafamı kaldırdım. Bana öyle bi garip bakıyordu ki..
BC/" Ah.. Yine ne oldu? Neden gözlerin kıpkırmızı?"
JS/"Hiç bir şey yok sadece alerji.. evine gide bilirsin Chan.."
BC/"Anlatsana. Neden bu haldesin? İlk kez seni böyle görüyorum?"
Yanıma oturmuş bana bakıyordu.. Belliydi Cevap almadan gitmeyecekti.
Anlatmalımıydım ki?
BC/"Hadi ama?.."
JS/" Artık geceleri parlayan Ay'ın ışık kaynağı Güneş olmayacak.."
BC/"Bu neydi şimdi? Fazla kitap okuyorsun Komiserim"
JS/"İyi değilim.. Yıllardır peşine düştüğüm, incittiğim kişi meğer masummuş.. bunun Vicdanını çekecek gücüm yok Chan.."
BC/"Her şey düzelicek..Her şey istediğin gibi gitmeye biliyor bazen.." demiş ve bana sarılmıştı... Ben de ona sarıldım. Şuan en çok Şaka gibi geliyor bana fakat Lee Minhoya ihtiyacım vardı.. Artık anlamıştım. Onsuz yaşayamazdım..
.
.
.
.
.
/Lee Minho
Uyudumu acaba? Şimdi iyimi? Çok mu ağır konuştum?.. Sadece sarılmıştı sana MİNHO! karşılık vermek istemesende bari sarılmasına karşı çıkmasaydın! Belkide tek mutluluk sebebi sarılmaktı? KAHRETSİN! NASIL BİR yaratık oldun sen Minho!?... -*Gözünden yaş süzülür*-
{17dakika sonra}
Nefes nefese kalmıştım..
Soluklanmak için Duvara yaslandım.. Burası-mıydı Jis-ung'un ç-alış-tığı yer-?
.
Etrafa baktım.. sessizlikti....
Kahretsin! Yetişemedim... Yarından sonra Bir daha onu nerede göreceğimi bilmiyordum..
Yere çökmüştüm..
"SADECE SARILACAKTIN!"
Onu şimdi anlıyordum.. biz sanki ayrı bedenlerde olan aynı ruh'un parçasıydık "FAKAT BEN BUNA ENGEL OLMUŞTUM NASIL BUNU YAPA BİLDİM!?"
Gelip geçenler bana bakıyordu.. Evet Ben tam bir hastayım.. Jisung'a hastaydım! Ama.. Artık çok geçt-
×*Ofisin kapısı açılır*×
Kafamı kaldıracak gücüm kalmamıştı..
JS- MİNHO!?
Kafamı içinde yankılanıyordu sesi..
JS- HEY! M-MİNHO?
h-hay-ır! Bu gerçekti! Kafamı kaldırdım ve sesin geldiği yere doğru çevirir çevirmez gördüğüm şeye şok olmuştum.
Jisung buradaydı!
Koşarak yanıma gelmişti Jisung.
JS/"Neyin var? Neden buradasın? Neden bu haldesin? Neden ağlıyordun? CEVAP VER!
Durmadan soru soruyordu..Bende cevaplamak yerine Gözlerine bakıyordum.. Derdi Gözlerine sığmıyordu sanki..
MH- Senin için buradayım Jisung.. Sana sarılmak için! Seni son kez göre bilmek için!
JS- Sarılmayacaksın bana..
MH- Sarılacağım, hiç bırakmayacağım!
JS- Ne o ? Güneş artık doğmuyacak mıydı?
Kelimesini bitir bitirmez ona deli gibi sarılmıştım.. buna benimde onunda ihtiyacı vardı..
MH- Beni sevdiğini biliyorum Han Jisung..
JS- Bunu daha fazla saklayamazdım..
MH- Yarın gidiyor musun?
JS-"Hiç istemezdim.. Fakat gitmem gerek.. "
Jisung'da bana karşılık vermişti o da bana sarılmıştı ..
~Sana Söz Veriyorum Minho, senin için geri döneceğim!~
.
~Han Jisung
|||||||
/Han Jisung
Ona Geri döneceğime söz verdim.. Fakat bunu nasıl yapacağım hakkında gram fikir sahibi değildim.. Belkide Gittiğim yere dönmemek üzere gidecektim? Fakat bu sözümü gerçekleştirmek için her şeyi yapacaktım.. hemde her şeyi..