Ara sokaklarda garip giyinen adamı aramaya başlamıştık. Bize saçma geliyordu ama görev olduğu için yapmak zorundaydık.
Ryujin: Garip giyinen... Yok, bu değil, bu da değil.
Herkese çaktırmadan bakıyorduk. Ardından bir yerden cam kırılma sesi geldi. Sese doğru yönelmiştik Ses bir bardan geliyordu. Cama baktığımızda, altında zebraya benzer bir pantolon, üstünde siyah bir takım elbise, kafasında da kovboy şapkası olan bir adam görmüştük. Onun garip giyinen adam olduğu çok barizdi. Ardından barın kapısına yöneldik. Kapının sağında ve solunda iki güvenlik vardı.
Güvenlik 1: Efendim, maalesef sizi içeri alamam.
Ryujin: Hepimiz 18'iz, içeri girmemize izin ver!
Güvenlik 1: İçeri giriş yasak.
Ryujin: Ehem, peki...
Ryujin parmaklarını dikleştirdi ve hızlıca iki güvenliğin de şah damarına aynı anda vurdu. Güvenlikler yere düştü. Ablam ve ben çok şaşırmıştık.
Ryujin: İşte, şimdi içeri girebiliriz.
İçeri girdik ve garip giyinen adamın yanına gittik. Adam bize baktı. Ryujin masaya ayağını koyup konuşmaya başlamıştı.
Ryujin: Bizimle geliyorsun, garip giyinen adam!
Garip Giyinen Adam: Haah? Nedenmiş?
Ryujin: Görevdeyiz, o yüzden.
Garip Giyinen Adam: Bekle, ne? GÖREV Mİ?!
Bir anda bardaki herkesin gözleri neon kırmızıya dönmüştü ve bizim üstümüze doğru hızla koşmaya başlamışlardı.
Ryujin: NE OLUYOR LAN BURADA?!
Tame: KÜTÜPHANECİ'DEN GELDİK!
Bir anda bardaki herkes, güvenlikler de dahil, sis gibi yok oldu. Sadece garip giyinen adam ve biz kalmıştık.
Garip Giyinen Adam: Öyle desenize yahu, ben de beni öldürmeye geldiniz sandım!
Ryujin: İyi iş, Tame. Sen olmasaydın ölüyorduk.
Tame: Alt tarafı "Kütüphaneci'den Geldik" dedim, abartılacak bir şey değil. Neyse bayım, ben Tame. Bunlar da arkadaşım Ryujin ve ablam Icy.
Garip Giyinen Adam: Bende Uhh Şey Fotame.
Ryujin: Memnun olduk, Fotame.
Fotame: Neyse, şu Yoshita çok fazla beklemesin, ağaca dönüşür şimdi. Hadi gidelim! YEEHAAAW!
Tame: Siz Yoshita'yı nereden tanıyorsunuz?
Fotame: Eski bir dostumdur kendisi. Neyse, hadi gidelim artık! YEEHAAAW!
Dörtlü grup halinde bardan çıkmıştık. Ardından YuHop'a doğru yola koyulduk. YuHop'a geldik ve kapıyı açtık. Yoshita kapının önünde biz karşılamıştı. İçeri girdiğimizde oturmamızı işaret etti ve konuşmaya başladı.
Yoshita: Evet. Şey İsmin Neydi?
Fotame: Fotame.
Yoshita: Oh Evet, konuya gelelim. Fotame, sana bir şey demem lazım.
Fotame: Evet?
Yoshita: Fotame, grubu senin yönetmeni istiyorum.
Fotame: Çalışmaya başla diyorsun yani? YEEEHAW! Kabul edildi ama hangi grubu?
Yoshita: Yanındaki üç çocuktan bahsediyorum. Artık onlar da bizle.
Fotame: Oh güzel, demek yeni öğrencilerim sizlersiniz!
Yoshita: Neyse, artık Fotame sizi eğitecek. Önemli bir şey olduğunda yanınıza gelip haber veririm. Şimdi ana görevinizi söyleyeceğim.
Ryujin: Bekle! Bizi nereden bulacaksınız?
Yoshita: Bulurum ben! Ve artık soru sormayın, sinirimi bozuyorsunuz!
Ryujin: Pardon...
Yoshita: Evet... Gajura adlı bir adam, Tynes'a sahip kişileri bir şekilde alıp onları denek olarak kullanıyor. Sonrasında ya şehre tekrar salıp ortalığı yıkmalarını sağlıyor, ardından sahte polis adamlarıyla yakalatıp geri getiriyor ya da soygun işlerine gönderiyor. Kısacası, onları alıp kendisinin birer askeri yapıyor. Beyinlerinin bir yerine bir emir komutu takılıyor. Eğer çip bozulur veya emir komutuna uymazlarsa, denekler ihanet edecekleri anda çip bunu analiz edip elektrik veriyor ve beyin PUF!
Tame: Bu çok acımasız...
Yoshita: Kesinlikle öyle. Sizin amacınız, güçlerinizi öğrenip eğitim gördükten sonra Gajura'nın gizli deney alanını bulmak ve onu yakalayıp denekleri gerçek polislere teslim etmek. Şimdiden söyleyeyim, Gajura ölürse denekler kolayca kafeslerini kırıp kaçabilirler. Yani, deneklerin sizi öldürme şansı var. Şimdiden dikkatli olun.
Ryujin: Sen bu bilgileri nereden aldın?
Yoshita: İçeriden bilgi geldi diyelim.
Fotame: O zaman eğitiminiz başlasın çocuklar! YEEEHHAAW!
10.Bölüm Sonu.