Ertesi sabah Sıla söz verdiği gibi Arda’yı okuluna bırakıp, kendi okuluna yürümeye başladı. Yolda karşılaştığı Eda ile bir önceki günün kritiğini yaparken gidecekleri yere vardılar. Okul müdürü her pazartesi sabahı olduğu gibi yine haberler karşısında üzgünlüğünü belirtip konuyu derslere ve kılık kıyafet kurallarına getirirken, sıla derin bir iç çekti. Okulun bir güvenlik görevlisi bile yoktu. Evet saygın bir okuldu ve burda hiçbir öğrenciden böyle bir şey beklenmezdi. Ama bu ihmalkarsızlığa bir bahane olamazdı. Törenden sonra çift sıra halinde okul binasına girmeye başladılar. Öğretmenler iki yanda öğrencilerin görünüşlerinde bir sorun olup olmadığına bakıyorlardı. Bir kaç forma giymemiş öğrenci kenara çekilmiş duruyorlardı.
Eda: öyle işte kanka ya. Bilemiyorum bence iyi olmuş site. Hatta uygulaması bile yapılmalı. Bu kişiler tekrar topluma karışacak elinde sonunda. En azından insanlar kime temkinli yaklaşması gerektiğini bilir.
Sıla: iyi de, ya bi yerlerde adı sanı kim olduğu geçiyor diye övünenler olursa? İnsanlar tarafından korkulmayı maharet sanan çok fazla ergen var.
Eda: O da doğru. Neyse matematik ödevini yaptın mı? Yani tabii yaptın onu biliyoruz. Ben alabilir miyim?
Sıla: 2 teneffüs var yetiştirebilecek misin?
Eda: Tarih dersini dinleyeceğimi kim söyledi?
Sıla çantasından çıkardığı kâğıtları Eda’ya uzattı. Eda kâğıtları alıp sırasına geçti. Oturma düzenini sınıf öğretmenleri belirlediğinden beraber oturmuyorlardı. Eda duvar kenarında en önden ikinci sırada gizem ile, Sıla ise cam kenarından 3. Sırada Tarık ile oturuyordu. Sıla yerine yerleştiğinde Tarık geldi. “Günaydın.” Tarık ortalama bir öğrenciydi. Derslerde çok başarılı olmasada hiç uyumaz, ya da çevresini rahatsız etmezdi. Sosyal bir çocuktu. Sevimli suratından olsa gerek, okulda onu sevmeyen bir öğrenci bulunamazdı. Aynı zamanda voleybol takımında oynuyordu ve spor kulübünde başkan yardımcısıydı. Başkan ise Sıla idi.
“Günaydın Tarık” diye yanıtladı Sıla. İkiside başka bir şey söyleyemeden hocaları sınıfa girdi. Ders işlenirken hoca dikkatinin dağıldığını fark ettiğinden Gizem’e bir soru yöneltti. Gizem soruyu kaçırdığını söyleyince hocaları yine nutuklar çekmeye başladı. Gizem ise savunma olarak “hocam sadece beni görüyorsunuz. Arkadaş burda başka bir ders ile uğraşıyor.” Diyerek Eda’yı işaret edince, Eda mecburen ikinci dersi dinlemek ve elindeki ödevi yarım bırakmak zorunda kaldı.
-Teneffüs zili-
Sıla: Gizem yine formunda kanka.
Eda: Offf! Sorma ya. Başın yanmış beni niye yakıyorsun?
Sıla: Bitirdin mi ödevi bari? Kantine inelim bittiyse.
Eda: Kahve için mi? Olur çünkü biliyor musun.
İkili çoğu zaman olduğu gibi yine ilk teneffüslerde kahve almak için kantine yöneldi. Eda her 5 kişiden biriyle arkadaş olduğu için sürekli birilerine el sallıyor, ya da “günaydın” diye selam veriyordu. Sıla bu duruma oldukça alışıktı. Kantine indiklerinde sırada tanıdık bir yüz gördü Eda yine. Ama bu seferki farklıydı. Ali, Edanın yaklaşık 1,5 yıldır hoşlandığı, ama hiçbir zaman yakınlaşmadığı çocuktu. Eda, Sıla’ya sönüp kısık sesle konuştu.
Eda: Gelmiş yine gönlümün sultanı. Sabah sabah nasıl bu kadar yakışıklı olabilirsin ya?
Sıla: Yok kanka o çok yakışıklı değil. Okuldaki diğer herkes çok tipsiz. Yoksa ortalama yani. Bunların arasında parlıyor.
Sıla gerçekten düşündüklerini söylüyordu. Onun için Ali’nin gerçekten ortalama bir tipi vardı ve okuldaki diğer herkes çocuğun yanında ilk insana benziyorlardı. Hatta neredeyse tüm kızların aşık olduğu basketbolcu, okula motoruyla gelip giden Burak bile yanına yaklaşamazdı Ali’nin. Bu yüzden Eda’nın erkek tercihini oldukça mantıklı buluyordu.
Ali arkadaşlarıyla sıradan çıkarken Eda ve Sıla’ya kafasıyla selam verebilmek için biraz yavaşladı. O kısacık süre bile Sıla’nın konuştukları konuyu algılamasına yetti. “Kanka site doğru bilgi veriyor bu arada ben baktım.”
Günün kalanı herhangi bir diğer gün gibi geçip gitti. Sıla eve gelip tekrarlarını yaptı, ailesi ile yemek yedi, ve ders çalıştı. Gece rutinini de tamamladıktan sonra yatağına geçip siteyi tekrar inceleme kararı aldı. Hâlâ doğru kararı verip vermediğinden emin değildi. O yüzden yorumları okumaya başladı. Yorumların çoğu pozitif, birkaçı kararsızdı. Sitedeki herkesin umudu bu fikrin işe yaraması yönünde gibiydi.
-Bir Yeni Mesaj-
Nonchalant_killer94: Bir sonraki ölü olmak istiyorsan böyle devam et. Seni bulmam uzun sürmeyecek.