تخطٍ إلى المحتوى

𝚂𝚎𝚜𝚜𝚒𝚣 𝚜𝚒𝚢𝚊𝚑

الفصل 1 · قراءة 3 دقيقة

𝚂𝚎𝚜𝚜𝚒𝚣 𝚜𝚒𝚢𝚊𝚑

الفصل 1

Sessiz oda🕛

Huzurlu, mutlu ve adaletli olan Chocot ülkesinde yaşan sessiz sakin ve yardım sever prenses Ebony yine her zamanki gibi sarayda dolaşıyordu, babası Clark yine bir toplantı düzenlemişti. Bu aralar çok fazla toplantı oluyordu ve bu da Ebony'nin dikkatini çekmişti. Toplantılara girmesi yasaktı çünkü henüz başta değildi ve toplantılar da ülkenin en gizli ve önemli konuları konuşuluyordu...

Ebony artık sürekli olan bu toplantıları merak ediyor ve şüpheleniyordu. Çünkü bu kadar toplantıların neredeyse her gün olması imkansızdı eskiden toplantılar ayda bir hatta 3 ayda bir olurken son 1 aydır bu aralık kısalmıştı.

Ebony sonunda merağına yenik düştü ve toplantı yapılan odayı gizlice dinlemeye başladı... Pek ses gelmiyordu sessizce konuştukları için anlaşılması zordu. Konuşmaları anlamadığı için kapıdan uzaklaşacakken birine çarptı... Simsiyah zırhlı bir şövalye... Daha önce bu şövalyeyi hiç görmemişti, şaşkınlıkla baktı ve kekeledi

"S-siz kimsiniz?"

Siyah Şövalye kalın bi tonla konuştu

"Ben kralın yeni şövalyesiyim. Peki sizin ne işiniz var burada hanımefendi?"

Şövalyenin eli kılıçındaydı...Ebony endişeyle baktı eteğini sıkıp gözlerini kaçırdı.

"Ben kralın kızı ebony..."

Siyah Şövalye sanki onu inceliyordu sadece gözleri gözüken bu adam, adeta öldürüyordu gözleriyle. Ebony ise tir tir titriyordu suç üstü yakalanmıştı.

Aniden şövalye kısık bi sesle güldü ve konuştu

"Peki küçük hanım... İzninizle içeri girmem gerek"

Ebony hemen geri çekildi. Siyah Şövalye son kez ebony'e baktı ve kapıyı çaldı, içeri girdi kapılar tekrar kapandı... Ebony rahat bi nefes alıp oradan uzaklaştı...

Sonunda toplantı bitince babasının yanına gitti Siyah Şövalye yine oradaydı şövalyeye bakmadan babasına doğru yürüdü ve sordu

"Baba izninle kasaba inebilir miyim bayadır gitmiyorum sürekli saray ve baloda olmak sıkmaya başladı"

Babası *Clark* hafif bir sinirle baktı ve konuşmaya başladı

"Her yer bu kadar karışıkken bide kasaba mı o paçozların arasında ne işin var acaba?"

Ebony şirinlik yapmaya başlamıştı

"Babacığımmm lütfennn söz bi daha istemeyeceğim lütfennn"

Babası *Clark* bıkmış bi sesle konuştu

"Peki peki... Siyah Şövalye'm kızım sana emanet dediğim gibi ortalık karışık dikkatli gidin kimseye soylu olduğunuzu belli etmeyin çokta kalmayın"

Şövalyeye uzunca baktı kral... Adeta bi işaret verir gibi. Ebony bundan şüphelenmişti ama bişey demedi Siyah şövalyeye baktı ve emir verdi

"Hazırlan dikkat çekmemeye dikkat etmeliyiz odamda hazırlanıyor olacağım işin biter bitmez yanıma gel"

Ebony sessizce odasına gitti. Sade açık kahve bir elbise giydi kabarık değil düzdü. Üstüne başlıklı bi pelerin aldı. Küçük bir çanta hazırladı her ihtimale karşı. İçine biraz para, bi kaç yiyecek ve hançerini koydu. Tam o sırada kapı çaldı. Hemen yüksek sesle söyledi

"Gir!"ㅤㅤ

Siyah şövalye usulca içeri girdi saygıyla eğilip mırıldandı

"Prenses hazırsanız gidelim"

Ebony siyah şövalyeyi süzdü gözleriyle... Sade kıyafetler giymişti ve yüzünü ilk kez görmüştü... Simsiyah saçları ve siyah gözleri vardı... Adının siyah şövalye olmasına şaşamamalı... Beyaz teniyle bi zıtlık içindeydi saçları... Bi an daldı ebony sonra ise sesini sertleştirdi pelerinin başlığını kafasına geçirdi. Ve söyledi

"Gidelim, hazırım"

Siyah şövalye sessizce ebony'nin yanında yürüdü. Ahıra geldiler ebony kendi atına bindi ancak siyah şövalye onu attan indirdi ve sert bi tonla konuştu

"Prenses tehlikeli olduğunu biliyorsunuz lütfen zorluk çıkarmayın benim atımla gideceksiniz"

Ebony sinirle şövavleyeye baktı ve konuştu

"Korumaya ihtiyacım yok sadece babamın saçma endişeleri yüzünden burdasın bırakta kendi atıma bineyim. Zaten yolumu biliyorum"

Siyah şövalye gözlerini devirdi içten içe sırıttı.

"Öncelikle korumaya ihtiyacınız var küçük hanım. İkinci olarak benim atımla ve benle geleceksin ve son olarak başka yoldan gideceğiz kralın emri bu"

Ebony sinirle mırıldandı.

"Zaten herşeye kendi karar veriyor. Sanki ben insan değilim" Dedi

ve sessizce siyah şövalyenin atına yaklaştı, Siyah şövalye binmesine yardım etmek istedi ama ebony umursamayıp kendi başına ata bindi. Siyah şövalye alttan alttan sırıttı ve arkasına bindi atı sürmeye başladı. Siyah şövalye konuşmaya başladı

"Zeki bi prensessin değil mi? Ve meraklı"diye mırıldandı Ebony başta anlamadı ama merakla şövalyeye baktı. Ebony kısık sesle sordu

"Ne demek istiyorsun?"

Siyah şövalye kulağına fısıldadı

"Sana doğruyu söyleyeceğim ama aramızda kalacak" Derin bi nefes aldı nefesi ebony'nin kulağına çarptı ve devam etti

"Şüphe ettiğini biliyorum. Haklısında... Ülke yıkılmak üzere... Halk aç. Baban halktan o kadar çaldı ki ülke güçsüz düştü. Ah prenses ama farkındasın değil mi herşeyin? Doğruyu söyleyeyim baban herkesten bunu saklamak istiyor... Senden bile. Neden seni tek göndermedi sence? Yada neden ben seni zengin bi köye götürmek için görevlendirildim?"

Ebony konuşamadı... İçindeki şüphe haklı çıkmıştı... Ama babasının bu kadar şeyi kendisinden bile saklaması onu yıkmıştı adeta... Yada şövalye mi yalancıydı? Atı durdurdu...

*devam edecek...*

نهاية الفصل

1 تعليق

  • çok heycanlı bir son ama hikaye mükemmel neler olcak diye insan öerak etmeden duramıyor hemen diyer bölümleride pkumak lazım

    1الردود