تخطٍ إلى المحتوى

𝐁𝐞𝐚𝐮𝐭𝐢𝐟𝐮𝐥 𝖒𝖔𝖓𝖘𝖙𝖊𝖗 / 𝓳𝓲𝓱𝓪𝓷

الفصل 2 · قراءة 5 دقيقة

𝐁𝐞𝐚𝐮𝐭𝐢𝐟𝐮𝐥 𝖒𝖔𝖓𝖘𝖙𝖊𝖗 / 𝓳𝓲𝓱𝓪𝓷

الفصل 2

beni hayal kırıklığına uğratma..

♡

Sabah kendim uyanabildikten sonra

Seungkwan'ı uyandırdım.

Genelde akşam birlikte çalıştığımızda erken uyanırdı ama bir kaç gündür tek başına o kadar çok müşteri ile çalışmak zorunda olduğu için onu ben uyandırıyordum ve ben ise..

Her neyse o yanımda durup hansol denen çocuktan bahsederken bende kahvaltı hazırlıyordum. Çocuğu her ne kadar harikaymış gibi anlatsa da aslında hiç değildi. Yüzünden bahsetmiyorum yakışıklıydı çok yakışıklıydı ama kişiliği güzel değildi böylece yüzünün bir önemi kalmıyordu.

Üstelik Jeonghan'ın kötü olduğunu söylerken nasıl bu adamı bana bu şekilde anlatabiliyordu?!

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: onun hakkında sen ne düşünüyorsun, senin fikrin benim için önemli.

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: bana sadece kıskanç bir piç gibi geliyor Kwan.

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: ahhh hey! Sana soran da kabahat

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: seninle sadece seni daha rahat sikebilmek için çıkmak istediğini bilmiyorsun sanki kwan aptalca davranma.

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: bana mı söylüyorsun bunu?!

Aptal olan sensin, ben çoktan kabul ettim.

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: iyi bok yedin kwan geç şu masaya ve kapa çeneni

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: bu kadar agresif olma shua

Ona cevap vermeden masaya oturdum.

Onun için çok endişeleniyordum çünkü onu bir daha toplamam çok zor olacaktı. O hansol denen adamın onu üzeceğini adım kadar emindim. Seungkwan benim herşeyimdi, tek ailemdi.

Kwon ve jihoon'un kavgası ailemizi paramparça etmişti ve sonra mingyu..

Herşey bizim için üst üste gelmişti ve toplamamız uzun sürmüştü ardından her nasılsa aynı gün ben jeonghan ve seungkwan'da vernon ile tanıştı.

Seungkwan ve ben bir hafta boyunca jeonghan'ın şarkı söylediği mekana gittik. Seungkwan benim Jeonghan'dan hoşlanmaya başladığımı fark etmişti ve benden habersiz onun hakkında bir şeyler öğrenmişti.

Jeonghan mekanın sahibi seungcheol ile sevgiliymiş, seungkwan onları öpüşürken görmüştü. O günden beri bir daha asla onun yanına gitmeme izin vermedi ve bana onun düşündüğüm gibi biri olmadığını anlattı. Jeonghanla aramda hiç bir şey olmamasına rağmen kalbim kırılmıştı ve şimdi herşeyi karıştırmış üstüne seungkwan'a yapma diyordum. Kendimi haksız buldum ama sadece onun iyi olmasını istiyordum.

Ama bu aşktı işte, bir kere aşık olduğunda öylece silip atamıyordun. Aklından ve kalbinden çıkmıyordu. Bilsen, görsen bile bir aptal bir kör oluyordun. Kalbin laf dinlemiyordu ve vücudun kontrolden çıkıyordu. Aşk buydu.

Kahvaltımızı yaparken sessizdik, bu alışık olmadığım bir şeydi. Jeonghan ve hansol bizi değiştiriyordu ya da belkide sadece biz çok ciddiye alıyorduk olan herşeyden sonra..

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: hey josh, bugün gelecek misin?

Gitmeyecektim. Jeonghan'ı yeni kazanmışken kaybetmeyecektim en azından deneyecektim.

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: bugünde tek idare edebilir misin?

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: nereye gittiğini söyle bari??

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: sen idare edebilir misin? edemez misin?

𝐒𝐞𝐮𝐧𝐠𝐤𝐰𝐚𝐧: ederim shua, endişelenme.

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: teşekkür ederim. Sen hazırlan burayı ben toplarım.

Seungkwan yukarı çıktığında oyalanmak için yavaşça masayı topladım ve bulaşıkları makineye dizdim.

Düşünmek başımı ağrıtıyordu ya da son zamanlarda biraz fazla içiyordum..

Seungkwan geri aşağı indiğinde onu kapıdan geçirdim.

Kaç kez yaptılarsa tamamen hansol gibi kokuyordu ve bu durumdan gurur duyuyordu.

Ona sarılmayı bıraktığımda Jeonghan'ın kokusunu bilmediği için o olduğunu anlayamayacağını bildiğim için endişelenmeyin.

Seungkwan çıktıktan sonra işimi bitirip hazırlandım ve evden çıktım.

✩

Joshua'yı anlamıyordum.

Joshua ve mingyu ayrıldıktan sonra josh çok garip davranmaya başlamıştı. Herşeye sinirleniyor ve sürekli bir şeyleri parçalıyordu belki de sadece için de birikenleri dışarı çıkarıyordu. Tam iyileştiğini düşündüğümde jeonghan ile tanıştı. Her ne kadar insanlar onun hakkında "sadece güzel kalpsiz bir canavar" veya "sürtük" dese de kimseyi dinlemeden ona kapılmaya ve onun iyi olduğuna inanmaya başladı ama aslında tamamen kötü biriydi. Belkide bu yüzden yine bu kadar garip davranıyordu.

Kafeye geldiğimde biraz soluklanıp kafeyi açtım. Açtığım gibi bir sürü insan gelmişti. Çalışanlar onlarla ilgilenirken bende içeride malzemeleri not tutuyordum çünkü josh herşeyi düzenli yapmak istiyordu herşeyi bilmek ve düzgün tutmak.

Kendimce mırıldanırken belimde hissettiğim eller ile irkildim. Arkamı döndüğümde ise hansol olduğunu gördüm

Not defterini ve kalemi bırakarak ona sarıldım. Ardından hansol beni kendine yaklaştırarak dudaklarımızı birleştirdi.

Kalbim daha hızlı atmaya başladı.

Bir süre öyle kaldıktan sonra ayrıldık

Bugün sadece benim yanımda kalacaktı.

★

Jeonghan'a planda bir terslik olduğunu söylemem gerekiyordu ama söylersem beni öldürecekti.

Ben gerçekten aşık olmuştum.

Seungkwan'a çok kötü aşık olmuştum.

Ve benim içinse bu dünyada hiç bir şey aşktan önemli değildi..

✩

Saat gece yarısını geçiyordu.

Sonunda herşey başa dönüyor ve sanki ilk geceymiş gibi ama daha çok heyecan ile aynı şeyleri tekrar ve daha fazla yaşıyorduk.

Shua her zaman ki gibi beni sahnede görebilmek için erken geliyordu. Onu tamamen kendime bağladığımın farkındaydım ve bu çok hoşuma gidiyordu. Oda hepsi gibi beni bekleyecek ve sonunda bana istediğimi verecekti.

Dün yaptığım gibi joshua'nın ellerini tutup onu yukarı odaya doğru çekiştirmeye başladım.

Bu sefer dudaklarımızı buluşturan o olmuştu. Her zamankinden istekli ve hızlıydı bunu beğenmiştim ama asla onun üstte olmasına izin vermeyecektim aslında üstte bile olsa onu sikecek kişi ben olacaktım.

Bu sefer ellerimi bacağının arasında gezdirmeye başladım. Ben ona her dokunduğumda öpücüğümüz daha da derinleşiyordu.

Bu hoşuma gitmişti. Ona daha sert davranmaya başladım. Böylece o sıradan melodilerden daha iyi ve güzel olan melodiyi dinleyebilirdim.

Sonrasında onu yatağa yatırıp üstüne çıktım.

Ben kendimi ona bastırırken

Oda dilini boynumda gezdiriyordu.

Her seferinde boynuma zaafı olduğunu söylüyordu ve bende ona benimde onun dudaklarına zaafım olduğunu söylüyordum. Bunlar gerçekti.

Her zamankinden daha ateşliydi.

Bu lanet şeyi istekli yaptığında gerçekten çok yakışıklı ve ateşliydi.

♡

Bunu yaparken bile çok güzel gözüküyordu. Çok etkileyici ve büyüleyici gözüküyordu. Üstelik gülümsediğinde kendimi kaybediyordum o zaman çok masum görünüyordu ama göründüğünden daha sert bir insandı.

Onunla birlikte olduğumda daha az göz kırpmaya dikkat ediyordum çünkü o çok güzeldi. Bir melek gibi

Belkide bu yüzden onun kötü biri olabileceğine inanmıyorum.

"Gözlerinde parlayan yıldızları gördükten sonra ondan ne olursa olsun nefret edemem. "

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: çok güzel gözüküyorsun.

𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: o insanların gördüğünden farklı bir şey görüyorsun, değil mi?

𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: evet, çok farklı bir şey. Umarım onları hiç haklı çıkarmazsın.

Bana sadece gülümseyerek karşılık verdi ve bir gece daha onun için burada sona eriyordu..

Uyurken her zamankinden güzel ve masum gözüküyordu ve tanrım bu beni deli ediyordu.

Nasıl insanlar onun kötü olduğunu söyleyebilirdi ki?

O bir melekti veya melekten hile daha fazlası.

Bu kez kafasına saçlarının arasına bir öpücük bırakıp ordan ayrılmıştım..

✩

O gittikten sonra hep uyanıyordum. Sanki sadece onun yanındayken huzur buluyormuşum gibiydi. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim çünkü böyle biri değildim. Shua beni değiştiriyordu.

Camın dışındaki yıldızları izlerken fark ettim bugün sadece onu beklemiştim.

- 𝒚𝒐𝒐𝒏 𝒋𝒆𝒐𝒏𝒈𝒉𝒂𝒏 & 𝒉𝒐𝒏𝒈 𝒋𝒐𝒔𝒉𝒖𝒂

~ 𝒃𝒐𝒐 𝒔𝒆𝒖𝒏𝒈𝒌𝒘𝒂𝒏 & 𝒗𝒆𝒓𝒏𝒐𝒏 𝒄𝒉𝒘𝒆 𝒉𝒂𝒏𝒔𝒐𝒍

𝘉𝘺: 𝒕𝒉𝒆 𝒍𝒂𝒅𝒚 𝒐𝒇 𝒕𝒉𝒆 𝒎𝒐𝒐𝒏 [𝒎𝒐𝒐𝒏𝒍𝒊𝒚𝒖_𝒚𝒂]

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.