Hastanede koltukta oturuyordum Keonho'ya bakıyordum o ise hafif uyur şekilde televizyona bakıyordu. Hayeon teyze ise diğer koltukta uyuyordu, Keonho bunu fark edince hemen beni yanına çağırdı sessiz şekilde. Yavaşça ilerledim yanında durdum
Jeri: Ne istiyorsun?
Kolumdan çekip beni yanına yatırdı
Jeri: Keonho. Bırak ayağın acıyacak fısıldadım
Beni bırakmadı ve sıkı sıkı sarıldı. Nefesim boynuna çarpıyordu sıcaktı onunla birlikte. Keonho uyuyana kadar bekledim biraz geç uyudu. O uyur uyumaz hemen yanından ayrıldım ve koltuğa geri yattım bir kaç saat geçti adımın seslenilmesiyle uyandım sabah olmuştu Hayeon teyze uyandırdı. Hastaneden çıktık ve Hayeon teyzenin arabasına bindik Keonho'yu bindirdik ve eve doğru yol aldık. Hafif uyukluyordum
Hayeon: Jeri her zaman Keonho'nun yanında olduğun için çok teşekkür ederim... Çok iyi bir arkadaşsın gülümsedi
Keonho'ya baktım bana baktı biraz bakıştık bu sıradan bir arkadaş bakışması değildi. Eve varınca Keonho'nun kolunu omuzuma koyarak ona destek oldum birlikte adım adım yürüyorduk eve varınca Hayeon teyze annemle birlikte konuşmak ve kahve içmek için benim evime gitti ben ise Keonho'yu onların evine taşıyarak içeri soktum eve daha önce çok kez geldiğim için evin içini ezbere biliyordum Keonho'yu odasına götürdüm ve yatağa bıraktım
Keonho: Dün gece niye yanımda uyumadın..
Hayal kırıklığı ile konuştu kendimi açıklayamadım
Jeri: Keonho şey... Ben...
Elimi tuttu ve hafif bir güçle beni yanına çekti sıkıca sarıldı bu sefer bırakmayacak
Jeri: bacağına bir zarar gelirse...
Parmağını dudağıma koydu ve beni susturdu
Keonho: Şuan hiç uykum yok.. gülümsedi benimle yatacaksın yani..
Sımsıkı sarıyordu
Keonho: Jeri karşılık vermezsen bu gece benimle uyursun
Keonho tatlı bir şekilde güldü, ben ise kollarımı ona sardım ve hafifçe yaklaştım. Kafam omuzunda nefesim boynuna çarpıyordu bir elim boynu ile omuzu arasındaydı. Keonho hafifçe titredi bu üşümeden kaynaklı bir titreme değildi bunu biliyordum. Ona baktım yavaşça, bana sanki kendini zor tutuyormuş ama kendine hakim olmaya çalışıyor gibi bakıyordu. Belkide bu doğruydu
Jeri:Keonho.. Yeter mi bu kadar annen veya baban gelip bizi böyle görürse yanlış anlaşılırız...
Keonho beni bıraktı ve yataktan yavaşça kalktım yanındaki sandalyeye oturdum gözlerine baktım
Jeri: İyi misin?
Kafasını hayır anlamında salladı, gözlerimiz gittikçe derinleşiyordu. Keonho elini yavaşça yanaklarıma koydu kızardım sanırım beni öpecekti yüzümü ona yakınlaştırdı yanaklarımdan çekerek, iyice yaklaştırıp bekledi nefeslerimiz çarpıyordu. O ise düşüncelere dalmış şekilde yüzümü inceliyordu yavaşça başımı eğdi ve alnımdan öptü. Yinede kızarmıştım
Keonho: Gidebilirsin..
Dedi ve beni tamamen bıraktı. Geri çekildim sanırım gitmek en mantıklı şeydi
