Jisung'dan
Seungmin'i terk edilmiş bir hapishanede tuttukları ve gardiyan sayısı az olduğu için onu oradan kaçırmak çok kolya olacaktı. J:"Onu terk edilmiş bir açık alan hapishanesinde tutuyorlar. Eğer içeri fark edilmeden girersek onu kaçıra biliriz."Chan ayağa kalktı.C:"Seungmin dönüşememiştir şimdi. Hem kıyafeti de yoktu." Herkes ona üzgün bakışlarla bakarken ortamı ağlayan bebek böldü. Chan bebeğe yaklaştı ve kucağına aldı.C:"Ağlama Minchae. Annen yakında aramıza dönecek." Demekki bebeğin adı Minchae'ydi. Kendisi gibi güzel bir isimi vardı. Gerçekten annesini özlemiş olmalı ki, babasının kucağında bile huzursuzdu. Jeongin bize dönerek konuşmaya başladı. I.N.:"Siz onu almaya gidin. Ben burda çocuklara bakarım." Kucağında kendi bebeği ile koltuğa oturdu. Herkes Jeongin in dediğine olumlu anlamda kafa salladıktan sonra Seunmin'i kurtarmak için yola cıktık.
............
Geldiğimiz yer bir ormanın içerisindeydi. Arabadan inip hapishanenin girişine yürüdüm. Yerlerde taze duran kanlar vardı. F:"Umarım Seungmin'e bir şey olmamıştır." J:"Umarım."Lider yanımıza geldiğinde arkasında durmamızı ve peşinden ayrılmamamızı söyledi. Hepimiz Seungmin'i aramaya başladık.
---------
^yazardan ^
Jeongin ilk önce kendi bebeği Jaeya'yı uyutmuş ardından Seungmin'in bebeğine yönelmişti. Minchae'yi kucağına alarak pış pışlamaya başladı. Fakat kücük kızın uyumaya niyeti yoktu.Yada annesi olmadanuyuyamıyordu küçük kurt. Jeongin acıkmıştır diye düşündü. Hemen sütünü ısıtıp biberonuna koydu. Biberonundaki sütü küçük kıza içirmeye çalıştı ama Minchae ağzını acmıyor, ağlıyordu. Küçük kız sütünü ağzının kenarlarına bulaştırdığı için rahatsız oluyordu. Jeongin elindeki ıslak mendil ile küçük kızın ağzını temizlerken sınıfın kapısı açıldı. Jeongin Chan'ların geldiğini düşünerek o tarafa döndü. Fakat gelen Chan, Minho yada diğerleri değildi. Minchae susmuştu, ağlamıyordu artık . Jeongin şaşkınlıkla ne diyeceğini bilemedi. Resmen şok olmuştu. (bende bim) Tam konuşacağı sırada, önüne yığılan beden yüzünden konuşamadı. Hemen yerde baygın yatan bedenin yanına koştu ve nabzına baktı. Nabzı çok yavaş atıyordu. Hemen ilk yardım kitini alarak yaralarına pansuman yapmaya başladı. Bir süre sonra koltukta duran telefonunu alar lideri aradı. I.N:"O...Burada."
------
Kimin geldiğini biliyorsunuz söylemeye gerek yok...